6 Eylül 2015 Pazar

bir gün


















 ksb

bir gün
hadi bakalım diyeceğiz
buradan gideceğiz
geçmişi toplamayı bırak
gittiğimiz anı toplayamayacağız
ne valiz ne ev ne de araba
ruhumuzu alıp gideceğiz
hala duruyorsa tabi
hiç kalanı görmedim
ama
o kadar çok gören var ki
ona göre yaşayan var ki
yanılıyor da olabilirim
ama ben gideceğim
benden önce çok sevdiğim gitti
önce kalakaldım
sonra kaldım yaşadım
her gidişte düşündüm
sonra düşünmediğim yerden devam ettim
kaybetmek üzüyor düşündürmüyor
ölüm üzüyor düşündürmüyor
biri kulağımıza fısıldamış
sen sonsuzsun demiş
sonsuza kadar koş demiş
soluklanmadan koşuyoruz
sevdiklerimizin yanından geçiyoruz
ardımıza bırak önümüze bile bakmıyoruz
neye yetişeceğimizi bilmeden
havucun peşinden koşuyoruz
havuç seviyor muyuz
kendimiz istemeden dünyaya geldik
kendimizi bulamadan gideceğiz
başkaları kadar yaşamaktan
başkaları kadar olmaktan
kendimizin ne bok olduğunu bilmiyoruz
o yüzdendir hayata kızışımız
sisteme kızışımız
adaletsizliğe kızışımış
başkalarına kızışımız
kızışık kızışık yaşıyoruz
hep başkası suçlu
aslında başkası biziz
bir gün
hadi bakalım diyeceğiz
buradan gideceğiz
geçmişi toplamayı bırak
gittiğimiz anı toplayamayacağız
ne valiz ne ev ne de araba
ruhumuzu alıp gideceğiz
hala duruyorsa tabi

06.09.2015

her şey















AB

her şey
hiç
kalmadı
alınacak nefes
gidilecek sebep
kalınacak bakış
tutunacak güneş
karanlıkta yürüyorum
ıslığımın gölgesi ensemde
karada dalıyorum
derinliğimi kaybedip
sığlığa mahkum oluyorum
yüreksiz vurgunlarda ölüyorum
her şey
aslında hiç
siz hiç
kendinizden üşüdünüz mü
üşüyorum
siz hiç
kendinizden düştünüz mü
düşüyorum
siz hiç
kendinizden bittiniz mi
bitiyorum
siz hiç
kendinizden öldünüz mü
ölüyorum
her şey
hiç
kalmadı
atılacak adım
gidilecek insan
yaşanacak dünya
ölünecek ahiret
her şeyi
bitirdik
bedava tatil kazandık
karanlıkta yüzüyorum
ıslığımın dalgası ensemde
terk i diyar edecek diyar kalmadı
nefes alınacak yuvarlak kalmadı
rakıların anosonu kaçtı
sigaranın nefesi kaçtı
gecelerin yıldızları düştü
gündüzlerin güneşi öldü
hayat düştü
herkes kalabalık
bir ben yalnız
herkes allame i cihan
bir ben hiç
herkes tatilde
bir ben yokuş
herkes alemde
bir ben dip
yaşasın hayat
rapunzel in saçları kısa
ferhat dağsız
zagor çikosuz
oyuncakçı dede öldü
yaşasın hayat
kafam boş
harflerim devrik
nefesim rüzgarsız
ellerim hayat çizgisiz
her şey
hiç
yakında
hiç bile kalmayacak
yaşasın hayat

06.09.2015

5 Eylül 2015 Cumartesi

zor olanı seçtim

















zor olanı seçtim
olmayacak olanı sevdim
kim miyim
yüreği bir yerde
kendi bir başka yerde
eksik olanları seçtim
kendimle bütünledim
ben hep bütünlemeye kaldım
kim miyim
kendi bir başka yerde
kalabalığı bir yerde
kendimi seçtim
yüreğimle sevdim
hayatın karanlık çıkmazlarında
kaybolmuşların sağanağında
rögar kapağının üzerinde
arnavut kaldırımın grisinde
macuncunun renklerinde
adam yakalayanın ateşinde
taka takanın kemiğinde
küreksiz filikanın denizinde
göz yaşlarının nefesinde
bilinmeyen loş sokaklarda
sokak lambasının altında durdum
hep görüldüm hiç görülmedim
hep küçük çubuğu çektim
ki ben kırmıştım
hep sıfır çektim
ki ben karmıştım
hiç kendime faydam olmadı
faydalarımın da bana olmadı
kimsesiz doğdum
aslında bir umuttum
yazlık sinema çıkışı unutuldum
kendi yoluma kendim düştüm
pişman değilim
ama piştim
afiyet olsun

05.09.2015

kalabalık kokularda terledim





















kalabalık kokularda terledim
hayatımı insanlardan derledim
bir bakışa bir göz yaşına
bir susuşa bir dalışa
bir yalnızlığa bir kaybolmuşluğa
kendimden vaz geçtim
eksiklere nefesimi zerkettim
gözlerim gülerdi
ellerim tutardı
bakışlarım yakalardı
yüreğim anlardı
paylaştım
koca ya da zerre hayatımı
kalabalığımla paylaştım
kıçüstü yüzüstü
yüreküstü düştüm
kanıma acımadım
anlayışsızlıkta boğuldum
çok canlıydım
hemen doğdum
hemen koştum
yoruldum
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
binlerce nefesi içime çektim
nefessiz kaldığımda nefessizdim
sağanaklarca göz yaşını içime çektim
göz yaşlarımda yalnızdım
binlerce bilinmeyen odaya girdim
kendi odamda tek başınaydım
birikmiş acıları içime çektim
ben acılarımı kimsesiz yaşadım
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
yoruldum
kimse inanmıyor
çünkü hala arasıra
gözlerim gülüyor
ellerim tutuyor
bakışlarım yakalıyor
yüreğim anlıyor
kendim kendime yapışmış
çekip gidemiyor
kıyma makinasında yüreğim çekilmiş
kimseye kıyamıyor
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
yoruldum
dumadumadum
.

05.09.2015

27 Ağustos 2015 Perşembe

dünya malı






















dünya malı
benim
tabi kendime göre
dünyada kalacağıma inanmam
gideceğime inanırım
dünyalar benim olsa
zaten dünya malı benim
hayat bayram olsa
zaten deliyim
severim
sevdiğimi de bilirim
düşünürüm
düşündüğümü de bilirim
anlarım
anladığımı da bilirim
giderim
gittiğimi de bilirim
kalırım
kaldığımı da bilirim
bilerek yaşarım
bilerek ağlarım
bilerek gülerim
bilerek ölürüm
ne kadarsam o kadarım
ne bir insan fazla
ne de bir insan eksik
dünya malı
benim
hem de denizim
beni yemeyen keriz
hem malım hem de denizim
daha ne olsun
her sabah güneş doğsun
yağmur yağsın gökkuşağı çıksın
kar yağsın etraf keşküle dönsün
gece olsun yıldızlar sallansın
dolunay denizin üzerine düşsün
sular aksın rakıya karışsın
illaki aşk olsun
yüreğim sadece ona çarpsın
gözlerim gözlerinde yaşasın
ellerim ellerinde nefes alsın
tenim her sabah yanında uyansın
dünya malı
benim
beni yemeyen keriz
ama dalgalıyımdır

27.08.2015

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Nefesini duyarım

-->












ksb

Nefesini duyarım
Uzanamayacağım ülkelerde bile olsan
Ama yüreğine her yerden dokunurum
Ne başka gezegen ne de zifiri
Yüreğini gölgeleyemez
Yüreğimin içinden çıkarıp alamaz
Adını aşk diye okuduğum duyduğum
Bilirim iflah olmaz bir yaramazım
Dünya nimetlerine pek merhabası olmayanım
Geleceği bugün kadar görenim
Ama bugünüm sensin
Dünüm senden öncesi yarınım senden sonrası
Onun için sadece bugünde yaşarım
Yani sen kadar yaşarım
Senden önce yaşamadım mı
Hem de nasıl yaşadım
Dere insan dümdüz yaşadım
Yalnızlığımın kucağında hiçliğimi salladım
Sana gelemeden terk-i dokunuş eyledim
Ellerimi bakışlarımı mühürledim
İpsiz topaç dağının kafalıksız misket koyunda
Gözlerimi hiçliğe sabitledim
Kendim kadar iyiydim
Aşk geldi
Sen geldin
Topacımı ipine kavuşturdun
Çocukluğumun başucuna koydun
En sevdiğim misketimin üzerindeki
Göz yaşlarımı sildin
Hadi hayata gidiyoruz dedin
Yürekle geldim
Yüreğim kadar kaldım
Sen kadar kalacağım
Biz kadar büyüyeceğim
...

26.08.2015

Ölmeyecek kadar yaşıyorum















ksb

Ölmeyecek kadar yaşıyorum
Girdiğim odaların nefes loşluğunda
Yürüdüğüm yolların balata kokusunda
Bitirdiğim yılların boş bakışlarında
Dokunduğum nefeslerin yalnızlığında
Hayat gözümü alıyor
Görmeden koşuyorum
Ölmeyecek kadar yaşıyorum
...
Vazgeçiyorum terk ediyorum
Aşk yüreğimden çekiyor
Gidiyorum hiçliyorum
Aşk yüreğimden çekiyor
Bitiyorum başlamıyorum
Aşk yüreğimden çekiyor
...
Bitirmiştim bırakmıştım
Soğuk bir kayanın yalnızlığında
İpsiz topacın yuvarlaklığında
İpi kopmuş uçurtmanın feryadında
Gelmeyecek ufuklara kalmıştım
...
Hiç kimsenin yokluğunda
Boş kümenin parantezlerinde
Kurşun kalem sadeliğinde
Misketlerin mavisinde
Yüreğimi sektiriyordum
...
Batan güneşin uykusunda
Martıların gözlerinde
Denizin gölgesinde
Gitmiştim bitmiştim
Hiç e dokunup hiçmiştim
Kimsesize dokunup kimsesizdim
...
Bir tek sana hayır diyemiyorum
Bir tek sana kalıyorum
Bir tek sana yaşayabiliyorum
Aşk
Yoksa gitmiştim bitmiştim
Vaz geçmiştim terk etmiştim
Hiçtiretmiştim

26.08.2015