28 Aralık 2001 Cuma

Ne kadar yaşarsam

Ne kadar yaşarsam
O kadar yazıyorum
                    Bu günlerde yazamıyorum
Ne yaşadığımı bilmiyorum

28.12.2001

20 Aralık 2001 Perşembe

Çok uzak bir ormanda

Çok uzak bir ormanda
Tek başına kaybolmak
                    Vahşi hayvanlardan
                    Zehirli bitkilerden
                    Yolu bulamamaktan
                    Korkmak
Ama yine de
Yeşilin güzelliğinden
Ağaçların birbirine sarılmasından
İnanılmaz renkli çiçeklerden
Güzel gözlü hayvanlardan
Tarifsiz keyif almak
                    Reddedilemez bir ikilem
Ormanda kaybolmak
Aşık olmak

20.12.2001

16 Aralık 2001 Pazar

Zifiri arka sokak çıkmazlarında


Zifiri arka sokak çıkmazlarında
Gözü açık körebe anlarında
Bir yıldız kondu avucuma
Konuşmaya başladık hayata
                    Sığlıklarda en derin dokunuşlarda
                    Buluştuk yürek yüreğe
Kimsin hesabı yapmadan
Lacivertlere aldırmadan
Dostluğun değerini unutmadan
Hayata koştuk utanmadan
                    Anlama armağan oldun
Bilmiyordum doğduğun günün
Benimde armağanım olacağını
                    İyi ki doğdun
                    Hayatın anlamına

16.12.2001

Gerdanına mühürlenmiş

Gerdanına mühürlenmiş
Küçücük bir dokunuş
                    Bir kuğu edasıyla
                    Dalgalanan yürüyüşün
Bütün duyguların
Karmaşıklığıyla bakan gözlerin
                    Parmaklarının inceliğine saklanmış
                    Samanyolundan bir yıldız
Kimi zaman umarsız
Anında geçmişe dalmış
Gelecekle kucaklaşmış
Gidiş gelişlerin
                    Koto dan güzel insana
                    Bir hoş geldin satırları
Paylaşılan anların
Yaşanacak kahkahaların
Güzel solukları için

16.12.2001

Anında uzaklara götüren

Anında uzaklara götüren
Hüzünün tarifi gözlerin
                    Bir kırpış saniyesinde
                    Hayatın neşesini sunan
                    Med cezir bakışların
İlk ıngadan itibaren
Saçlarının arasına gizlenmiş
Sıkı sıkı sarılan bantın
                    En sağlam kale gibi görünen
                    Güçlüyüm diyen duruşun
Ve ağacından ayrılan
Yaprak gibi çaresiz anların
                    Koto dan güzel insana
                    Bir hoş geldin satırları
Paylaşılan anların
Yaşanacak kahkahaların
Güzel solukları için

16.12.2001

10 Aralık 2001 Pazartesi

Yamalı dizlerim

Yamalı dizlerim
Çift dikişli kollarım
Düşer kalkar koşularım
Parçalı gözyaşlarım
Erken vurgunlarım
                    Ayçiçeği tarlasında
                    Korkuluk bedenim
                    Bir yağmur sonrası
                    Filizlenen yüreğim
                    Kırçiçeği tazeliğinde
                    Kendine dokunan kendim
Butik dizlerim
Upuzun kollarım
Maraton koşularım
Güneşli kahkahalarım
Derin mutluluklarım
Tez canlı bedenim
Yüreğim ve kendim
                    Hayat benim
                    Aşk benim
                    Gözyaşı benim
                    Yolculuk benim
                    Dur benim
                    Soluk benim

10.12.2001

Hani demiştim ya

Hani demiştim ya
Penceremin önündeki çiçeklerin
Hasret kaldıkları gözyaşlarımı
Bana geri veren kadın
                    Gerçekten kendimi verdin
                    Masturbasyon artı dokunuşlardan
                    Boş kümelere sarılmalardan
                    Küflenmiş olan tenime
                    Yeni bir hayat sundun
Aşkıma hem yüreğimi
Hem de tenimi bırakmıştım
Ellerinle sundun tenimi bana
Pamuk Helva dudaklarınla fısıldadın
Hayat devam ediyor dedin
                    Bu nedenle anlamlısın
                    Ve mutlu olmalısın
Bana beni sunan insana
Ben de kendini sunmak istiyorum
                    Ne seninle sevişmeme gerek var
                    Ne de illaki seni görmeye
Artık içimde bir konuksun
Ve dilediğince kalabilirsin
                    Bütün satırlar dokunuşlar
                    Kendi değerini bilmen adına
Çocuğunu çok sevebiliyorsam
Aşık olduğun insana yazabiliyorsam
Kendi güzelliğimden değil
Senin güzelliğinden
                    Bu nedenle dost sevgililer arıyorum
                    Sadece ten paylaşımı için değil
                    Hayatı paylaşabilmek için
Ait olmak istemiyorum
Cünkü birlikte olduğum kadının
Aynı zamanda insan olduğunu
Unutmaya dayanamıyorum
                    O nedenle öncelikle insansın
                    Pamuk Helva tenine dokunsam bile
                    Bana tenimi geri versen bile
                    Once insansın
Ve mutlu olmani istiyorum
                    Bana bütününü anlatmaya çalıştın
                    Sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi
                    Ben de hepsini dinledim
                    Ve seni sana götürmek istedim
Sabit fikirliyim
Hep aynı meyhaneye giderim
Mutfağa girip komiyi öpmek için
Aynı bara giderim
Aynı yere otururum
Bilinmeyi severim
                    İnatçıyım
                    Seni sana götürmeyi
                    Kafama takabilirim
                    Belki farkında olmadan yorarım
                    Haddimi aşabilirim
                    Hep aşmışımdır ayrı
Ama tek dileğim
Serdar kendimle kucaklaştım
Can ın beni çok sevdiğini biliyorum
İstediğim insanla beraberim
Gerçekten çok mutluyum
Dediğini duyabilmek

10.12.2001

Seni daha görmedim

Seni daha göremedim
Sana sıkı sıkı sarılamadım
Pamuk helva ellerini tutamadım
Masumiyetinle tanışamadım
Anlamlı gözlerinle karşılaşmadım
Ama olsun
Sen benim de Canımsın
                    Göz göze geldiğimizde
                    Arabalarımızı çarpıştırdığımızda
                    Kahkahalarımız odayı aydınlattığında
Kucağımda uyuya kaldığında
Seni sevecenlikle yatağına yatırdığımda
Saatlerce seyrine dalacağım
                    Sabah kucağımdayken günaydınlaşacağım
                    Sokaklarda deliler gibi koşacağız
                    Yerlede yuvarlanacağız
                    Annen yeter artık dediğinde
                    İnadına daha çok azacağız
İyi ki doğdun Can ım
En sıcak dokunuşların
En anlamlı paylaşımların
Bütün gizli geçitlerin anahtarlarının
Gerçek sevgiyle dolu yaşamların
Aşk ile bezenmiş anların
Hepsi senin olsun
Hiçbir zaman yanından ayrımasın
                    Sevgili dostum

10.12.2001

Gece karanlığında yürürken

 
Gece karanlığında yürürken
Kuru bir dala bas
Çıtırtısını duyarım
Yaşadığını anlarım
                    Birkaç tuşa bas
                    İyiyim de kapat
Denizsiz şehirde
Umarım keyfin yerinde
                    Mutluluğu doyasıya yaşa
                    Bizde uzaktan dokunalım
                    Mutluluğundan tat alalım
İyi misin canım

09.12. 2001

Yıldızların saklambaç olnadığı gecede

Yıldızların saklambaç oynadığı gecede
Sahilin uykuya dalma zamanında
Bir dalga sesi olmak
Hissetmek tenlerin randevusunu
                    Havayi fişek dakikalarında
                    Gökyüzüne asılı kalmak
                    Nereye götürür bedenleri
                    Ruhların peşisıra
Pürtelaş dokunmalar ışığında
Aydınlanan paylaşımlar
Bütüne ulaştığında
Gerisi viz gelir
                    Sımsıcaktır yaşanılanlar
                    Teknenin sevecen rüzgarıdır
                    Hayallerle buluşurlar
                    Ufkun kırmızılığı altında
Bitmek bilmez dokunmalar
Tenler eskimez
Taptaze capcanlıdır
                    Yumuşacık temaslar devamında
                    Gündüz uyanmak istemez
                    Gecenin büyüsü bozulmasın diye
                    Kıyamaz yaşananlara
Artık hep gecedir
Mutluluğun ta kendisidir
                    Yürekler dolunay olur
                    Hilal hilalliğini unutur
Bitmez inanımaz geceler
Ahhh geceler

09.12.2001

Bazen bedenimiz ruhumuza dar gelir

Bazen bedenimiz ruhumuza dar gelir
Ona biraz tadilat gerekir
Panama terzisi meşhurdur
Ama Pamuk Helva dır
Ruhu bedene bütünleyen
                    Hissedilenler sımsıcak
                    Satırlar koşarak
                    Dolaşıyor aramızda
                    Gerisine kocaman bir banane
Gülerek açıyor kırçiçekleri
Delirtiyor mis kokuları
Tazeliyor bedenleri
Öpüşüyor yürekler
                    Bırakalım avaz avaz bağırsınlar
                    Duyanlar
                    Duymayanlara anlatsınlar
Haydarpaşa garının saati durmuş
O da anlamış hayatı
Bırakalım zamanı
Yelkovanı akrepi
Hatta kum saatini
                    Kendimize bakalım
                    Anımızı yaşayalım

08.12.2001

8 Aralık 2001 Cumartesi

Niyetim yok

Niyetim yok
Bize bir tarif bulmaya
Dost sevgilim
Diye seslenmedim aslında
                    Birkaç tutam kendimden
                    Bildiklerimden
                    Paylaştıklarımdan
                    Döküldü sana doğru
Bize bana sana
Yok aslında
Kendimiz olduktan sonra
Kucağına doğru yol alan
Satırların bütün anlamı
Bildiğimiz gibi
                    Bazen yazarım ama
                    Ucu biraz açık kalır
                    Sen tamamladığında
                    Belki benden uzaklaşır
Tek hissedilen
Guzelliğin aramızda yaşaması
Gerisi kaf dağı
Belki uc uc böceği
                    Sadece yaşadığımdan dolayı
                    Anımın kahkahalarla kucaklaşması
                    Kendim olmanın anlamını kanıtlaması
                    Hepsi o
                    Belki kimse o
Öylesine diyemeden
Sımsıcak duygular transferi
                    Gerisi baksın başının çaresine
                    Ne Yeniçeri ayaklanması
                    Ne de büyük patlama
                    Lütfen beni yanlış anlama
Olur mu Pamuk Helva

08.12.2001

7 Aralık 2001 Cuma

Kadınların tutkallı tenlerinde

Kadınların tutkallı tenlerinde
İçiçe geçerek soluklanırken
                    Kendi tenimi aradım
                    İşte bu dedim
                    Hayır hayır bu dedim
                    Tenimin uğruna ruhumu verdim
Tenimden vazgeçtim
Deli rüzgarlı havalarda
Mum ile ruhumu aradım
                    Ruhumdan vazgeçtim
                    Derin bir nefes peşine düştüm
                    Boğazım düğümlendi
                    Boş verdim
                    Derin nefesimi
Bütünümü istedim
Kucakladım kendimi
Çok sevdim beni
Tek başına insan olamayı öğrendim
                    Yalnızım

07.12.2001

6 Aralık 2001 Perşembe

Sayfaları eksik

Sayfaları eksik
Cildi parlak sözlük gibiyim
Aradığım bütün kelimeler
                    Eksik sayfalarda

06.12.2001

Bir sigara dumanın izlerken karşımda buldum seni...

Bir sigara dumanını izlerken karşımda buldum seni…

Bilinmezliğinle merhabalaştım, sahil kenarında dalga sesleri okşayışları arasında konuştuk, aniden gecenin koynunda buluştuk ve sabah kendim gibi uyandım…
Yumuşacık, anlamlı, sımsıcak, heyecanlı, pişmanlık duygusu yokluğunda, aranılan keyif duygusunda ve ben olarak günaydınlaştık…
Şarkı sözlerinin arasından seni izledim, kollarımın arasında seni buldum, tenimin karnaval çoşkusunu hissettim, seksi sesinle kendimden geçtim…
Yarım ölçek kıvamında nescafe kokusu yayıldı paylaşılan odaya, beğenmediğin göğüslerini benden saklamaz oldun, şehiri arkamda bırakıp üç günlük dünyayı bir odaya misafir ettim, ne yaşadımsa gerçekten yaşadım, ne hissettimse gerçekten hissettim…
Ne kadar güzel birşey oyun oynama gereği aklına bile gelmeden yaşadığın mutluluğu doyasıya paylaşmak…
Sevgili Pamuk Helvacığım, sadece ile anlatılamayacak kadar çok şey paylaştık, uzun yıllar ve acılar gerekmiyor her güzellik için ve bu kelebek mutluluğunu seninle yaşadığım için çok sevinçliyim.
Telefonunu alırsam rahatsız ederim dedin, rahatsızlık ne kelime keyfiniz olur. İllaki bir isim gerekmez doğan bir çocuk için, o ismi olmadanda kendi yolunu bulur, dilediği gibi yaşar, ister sahil kasabasında ister karmaşanın ortasında ve kucaklaşır paylaştıklarıyla…
Mutlu anımızda, belki hiç kimseyi görmek bile istemediğimizde, aniden, önceden planlayarak ya da hayat nehirinde sırt üstü yol alan iki yaprağın söğüt gölgesinde dinlenme anında buluşuruz.

İsimsiz kahraman olmak daha anlamlı…

2001