31 Ocak 2010 Pazar

Çıngıraklı yoğurtçunun





ksb


Çıngıraklı yoğurtçunun
Ayak seslerini
Içinde biriktiren
Arnavut kaldırımlarında
Kelimeler sobeli
                    Pamuk helvanın
                    Yumuşaklığı
                    Büyüdükçe
                    Nasır tutuyor
                    Geriye
                    Sopası kalıyor
Dekmancılığın
Suları kurşuna
Dönüşüyor
Hayat vuruyor
Dostlar vuruyor
                    Anılar defteri
                    Çekmeceye kilitleniyor
                    Anahtarını yutuyorum
                    Yıllardır sıçmıyorum
Yüreklerin
Toplanma saatinde
Yılların çürükleri
                    Tezgah altına saklanan
                    Sırların defoları
Hayat pazarı boyunca
Tenime dokunup bırakan
Tenlerin izleri
Sayesinde
                    Ucuza gidiyorum
Akşam yüreği
Gecelerinde
Çarşafa dolanıyorum
                    Bir elimde
                    Çıngırak
                    Bir elimde
                    Sopa
                    Her yerimde
                    Nasır
Vuruyorum
Kafamı
Yüreğime
                    Vuruyorum
                    Beş para ver
                    Beş para ver
                    Beş para yoksa
                    On para var
                    Pata pataları
                    Yankılanıyor
Tezgah altıyım
Çaktırmadan
Kese kağıdına
Giriyorum
Karışıyorum
                    Vuruyorum
                    Beş
                    Para
                    Ver


31.01.2010

19 Ocak 2010 Salı

Girmediğim odalarda

 








by UK

Girmediğim odalarda
Saklanıyorum
Dokunmadığım tenlerin
Yokoluşlarını izliyorum
Kendi tenimin arasından
                    Öncesi sonrasına
                    Denk gelmeyen
                    Dün ile yarının
                    Mengenesine sıkışan
An
                    Küçük ilanlarda
                    Küçük puntosuyla
                    Aralarda kalırken
                    Alınmayı bekliyor
An
                    Sadece sevişmelerde
                    Para ediyor
                    Gidilmemiş yolların
                    Dökülen yapraklarına
                    Hazan
                    Denk gelmiyor
Hızlı hayatın
Arasına serpiştirilen
Durulmayan istasyonlarında
Bekleyenlerin
Aşk acısı
Yaşanmadan acıtıyor
                    Aşk
                    Iki yüreklide olsa
                    Tek kolluda olsa
                    Diyetini ödetiyor
Karanlık gündüzleri
Gözü açık gecelere
Kavuşturuyor
                    Aşık olmadan
                    Hayat başlamıyor
                    Hayat bitmiyor
Uzanıyorum sandalyeme
Düşünüyorum
Yatağıma sakladığım
Dokunuşlarımı
                    Başkalarının
                    Yataklarına yatıyorum
                    Sandalyeme uzanıyorum
Kimsenin
Telefon numarasını
Almıyorum
Kendi numaramı
Veriyorum
Verenayım
                    Istemiyorum
                    Veriyorum
Yatak soğumadan
Kalkıyorum
Gündüz rakım
Kahvemi
Uzaklara bakarken
Içiyorum
                    Içliyim
Dışarı çarpıp
Içime dönüyorum
                    Balık
                    Tutmayı
                    Bilmiyorum
                    Rakı
                    Içiyorum
Mengene
Arası
Yürek
Cızbızlarında
                    Şerefe

19.01.2010

Çıkılmayan yokuşların










by UK


Çıkılmamış yokuşların
İnişlerinde bekleyenlerin
                    Kucaklarına düşen
                    Başkalarının hayatları
                    Bedenlerine yapışır
Ruh dışırıda
Yaşam askıda
Kalır

19.01.2010

Uzun yolculukların

 



ksb

Uzun yolculukların
Kısa dokunuşlarında
                    Hayata kalmayan sevişmelerin
                    Hayata eklenen çocuklarında
Ben varım
Sen varsın

19.01.2010

Pürtelaşın

 












by UK

 Pürtelaşın
Pürüne vuruldum
Telaşı ardımda
Beyaz köpükler yaptım
                    Kandilli iskelesine
                    Kuruldum
                    Büyük rakıyı
                    Boğazda yüzdürdüm
Gelip geçen
Karmaşalardan
Kazak ördüm
Doksan derecede yıkadım
Küçülttüm
                    Upuzun hayatların
                    Kısa pantalonlarında
                    Paçasız yaşamların
                    Yere değmeyen
                    Nefeslerinden
                    Uzaklara düştüm
Dizim kanadı
Yüreğim acıdı
                    Dilimden vazgeçtim
                    Gözlerimi kapadım
Kanlı savaşın
Kırmızı nehirinde
Yol alan
Yaprak oldum
Deltaya ulaştım
Denize
Okyanusa
Adaya
Kıyıya vurdum
Kurudum
Ben kaldım
                    Bunca zaman
                    Çoğaldım
                    Hepsini topladım
                    Elimde
                    Bir tek
                    Ben kaldım
Kendimle seviştim
Kendimle küstüm
Kendimle barıştım
Kendimi parçalara
Ayırdım
Adam kalabalık oldu
                    Geçen gemilere
                    Ateş yakmadım
                    Kağıtları
                    Şişelerin içinde
                    Boğmadım
                    Kaldım
Haftanın içinden
Cuma yı çıkardım
                    Hayat
                    Madem
                    Bir
                    Adada
                    Son
                    Bulacak
Bunca
Üzüntüye
Bunca
Kırgınlığa
Gerek
Yok
                    Kıyıya
                    Vurmayı
                    Bekle


19.01.2010

18 Ocak 2010 Pazartesi

O







by UK

O
Kadar
Çok
Birbirimizi
Tanıyoruz
Ki
                    O
                    Kadar
                    Çok
                    Aynı
                    Yerdeyiz
                    Ki
Aramızda
Aşkın
Soluk
Alacağı
Boş
Yer
Yok

17.01.2010

17 Ocak 2010 Pazar

Sigara dumanı










 by UK

Sigara dumanı
Kararlılığında
Rakı dolunayı
Aydınlığında
Boğulmaya hasret
Sığlakla derinin
Farksızlığında
Dokunduğum
Yok oluyor
                    Uzaktan
                    Bir şeye benzeyen
                    Yaklaştıkça
                    Uzaklaşıyor
Bu kadar mı
Issız
Bu kadar mı
Hiç
                    Ziverbeyden
                    Giden dolmuşun
                    Ertesi gün yolculuklarında
                    Öncesi sıfırlanıyor
Yatağa ulaşamayan
Kanapede son bulan
Gecelerin yalnızlığında
Eksiklere sarılıp
Zaten gelmiş olan
Güne uyanıp
Gece olmasını
Beklemek
                    Yeni bir şey yok
                    Bu iskelede
Kalkan gemi
Gelen gemi
Aynı insanları
Taşıyor
                    Bu kadar mı
                    Issız
                    Bu kadar mı
                    Hiç
Boşalabileceğim
Bir tene hasret
Uzayan sevişmelerde
Beynim ağrıyor
Bütün gün
Devam ediyor
Hiç bir ten
Içimi boşaltmıyor
                    Yürek
                    Yitik ötesi
                    Beden
                    Bitmeyen savaşların
                    Gölgesi
Ne
Halt
Edeceğini
Bilmeden
Sokaklara
Iz
Bırakmayan
Adımlarla
Gidiyorum
                    Bir
                    Yere
                    Ulaşmayan
                    Gidişlerimin
                    Içime
                    Dönüşlerimin
                    Çıkmazlığında
Ne
Kadar

17.01.2010

15 Ocak 2010 Cuma

Ayrıldım

 






ksb

Ayrıldım
Son nefesini sakladım
Gitti
                    Sesi evimde kaldı
                    Teni yatak odamda
                    Her yudumda
                    Yanımda hissettim
                    Son yudumda
                    Yanına gitmek istedim
Ayrıldım
Tek başına kalamadım
Kabul etmedim
Yaşattım
                    Onsuz
                    Bir sabahım olmadı
                    Geceleri
                    Yataktaki yerini ısıttım
                    Varmış gibi
                    Bitmemiş gibi
                    Yaşadım
Onunla paylaştığım
Anları suladım
Büyüdü büyüdü
Yokluğu aştı
Varlığını
                    Dün ile gelecek
                    Arasına sıkışan anlarım
                    Onun
                    Bugün telaşında soldu
Hiç bir soruyu
Net sormadım
Sormadan anlasın
Bilmeden öğrensin
Ben ben
Olsun istedim
Olmadı
Ayrıldım
                    Yaşanmamış güzellikleri bile
                    Hayatıma ekledim
                    O yokken
                    Onu daha çok sevdim
                    Varken didiştim
Bırakamadım akışına
Belirlilik gerekiyordu
Yaşamıma
                    Şimdi belli
                    Yok
Hep güçlü
Kadın isterdi
Yaşaması
Güç oldum
                    Beni sevmelerini
                    Hep aradım buldum
                    Seni seviyorumu
                    Saklandığı yerden
                    Çıkardım
Bir çiçeğin
Önemini anlatamadım
Bir kere aldığında
Her gün almış gibi
Mutlu oldum
                    Iki televizyonlu
                    Iki kanapeli
                    Geceleri yaşadım
Ben salsa istedim
O balık rakı
Ben şarabı sevdim
O tekilayı
                    Her an
                    Sevişmeye hazırdı
                    Mum sıcaklığına alışıktım
Ayrıldım
Tek başına kalamadım
Kabul etmedim
Olmayanı büyüttüm
Var olana
Hayallerimi ekledim
Bir adam yaptım
Gerçek zannettim
                    Aslında yaşadığım
                    Sadece o değilmiş
                    Benim üstüne eklediklerimmiş
Bu sabah uyandım
Aynanın sırlarına daldım
Kendimle karşılaştım
Az ile yetinmişim
Hayalin peşinden giderken
Gerçeği görmemişim
                    Ayrıldım
                    Iyi
                    Ki
                    Ayrıldım
Artık
Kendi
Kadarını
Seveceğim
Yetmiyorsa
Gideceğim
                    Değerli
                    Anlarımı
                    Başkasına
                    Boş
                    Yere
                    Hediye
                    Etmeyeceğim
Hadi
Şimdi
Gelin

15.01.2010

13 Ocak 2010 Çarşamba

Gaz lambasının

 












 ksb

Gaz lambasının
Fitili kısık
Hayat loş
                    Ekmek peynirden
                    Ayrı düşmüş
                    Kadın erkekten
Yalnızlık
Sucuğun üzerine
Kırılıyor
Afiyetle yeniyor
                    Ayrı gezegenlerin
                    Birbirine muhtaç
                    Bedenleri kuruyor
Kadınlar anlaşılmaz
Erkekler anlamaz
Girdaplarında
Madem anlaşılmaz
Bir tanesini anlamayacağıma
Bir çoğunu anlamam
Diyenler
                    Çok eşliler iskelesinden
                    Karaya beden basıyor
                    Tenler
                    Sağanak altında
                    Sereserpe toprağa uzanıyor
                    Isabet edecek
                    Bir damlayı bekliyor
Sağanaktan bir damla
Denk gelecek
Onunla filizlenip
Büyüyecek
Sanıyor
                    Bu yaşına kadar
                    Kendi kendine
                    Büyüdüğünü hatırlamıyor
Dokunduğu kadınlarla
Dokunduğu erkeklerle
Büyüdüğünü sanıyor
                    Yalnız doğan
                    Yalnız büyüyor
                    Yalnız ölüyor
                    Etrafındaki
                    Kalabalığa aldanıyor
En uzun sevişmeler
Çocuk doğurmuyor
Anında bitenler
Hamile bırakıyor
Çocuklar
Orgazmsız gecelerden
Hayata ekleniyor
                    Kadının
                    Erkeğin
                    Ilişkilerin
                    Bir
                    Ömrü
                    Var
Ölüyor
                    Biten
                    Ilişkilerin
                    Peşinden
                    Koşmak
                    Ölünün
                    Peşinden
                    Koşmak
Nekrofili

13.01.2010

12 Ocak 2010 Salı

Bırakma















ksb

Bırakma
Senin olayım
Beni
Benden alma
Sen de
Kaybolmayayım
Bırak
Odamda kalayım
                    Sokaklar
                    Bana büyük
                    Sen
                    Bana imkansız
Seninle büyürüm
Kendime sığmam
Beni alırsan
Benden gidersen
Hayata sığmam
                    Senden
                    Geri dönemem
                    Sen de kalırım
                    Ben kalmam
Bırakma
Senin olayım
Odamda kalayım
                    Bana
                    Sevmeyi öğretme
                    Hayatı anlatma
                    Kendimi tanıtma
                    Zaten kaybolmuşum
                    Kaybolmuşluğumu
                    Benden alma
Bırak
Yalnızlığıma kalayım
Bana dokunma
Ölmüş tenime
Hayat verme
Küskünlüğümü
Tazeliklerle tanıştırma
Yitik insanlarımı
Unutturma
Kadınlığımı hissettirme
Bırak
Bulamadığım
Kendim olayım
                    Beni
                    Kendime götürme
                    Sevişmeleri öğretme
                    Özlemin acısını
                    Kavuşmanın
                    Yeniden doğuşunu
                    Hayatıma sokma
Beni
Benden alma
Senle beni
Yapıştırma
                    Benden gidersen
                    Kendime dönemem
                    Kururum
                    Sağanaklar altında
Bırakma
Senin olayım
Odamda saklanayım
                    Beni alırsan
                    Öldürürsün
Senden gidemem
Odama dönemem
Kendime
Hayata
Sığamam
                    Sana
                    Uzaktan bakayım
                    En güzel
                    Hayalim yapayım
Sen
Beni unut
Seni
Bana bırak
Git
Yokluğunda
Çoğalayım
Senin
Için
Ağlayayım
                    Beni
                    Alırsan
                    Öldürürsün
Yeniden
Doğamam
                    Sen
                    De
                    Kalırım
Ölüme
Sığamam

12.01.2010

Aşk acısı

 











 
by UK

Aşk acısı
Karanlığında
Yaşanan gündüzlerin
Yalnızlık kıvamında
                    Içilen kahvenin
Elele tutuşamayacak
Kadar
Uzaklaşan ilişkilerin
Sevişgenliğinde
                    Her gece
                    Bir çocuk doğuyor
                    Her sabah
                    Bir çocuk ölüyor
Yataklı trenin
Yemekli vagonunda
Biten rayların
Her traversine
Göz yaşı
Düşüyor
Traversler çürüyor
Beden yaşıyor
                    Başlayamayan cümleler
                    Hayatı anlatıyor
                    Damlanın halkası
                    Damlaları yutuyor
                    Bitmeyen hayat
                    Gölgeme saklanıyor
Gölgem
Benden uzağa düşüyor
Sokaklar
Karanlığa sarılıyor
                    Evler soğuk
                    Yataklar rutubetli
                    Bedenler
                    Rokfor peyniri
                    Kahvaltı uzak
                    Uyku kayıp
Günler bitmez
Geceler
Pul biber
Gözyaşları
Pul pul
Tenler somun
                    Adımı