22 Eylül 2015 Salı

bu hayatta

 













ksb

bu hayatta
herkesin bir açığı var
önce kendine
kendini ihbar etmemek için
kendine şantaj yapıyor
kendi olamıyor
kendine yakışmayanı
kendine itiraf edemiyor
kendi sesini duyamıyor
kısa ya da uzun hayatlar
bir santaja kurban gidiyor
aslında kendimize yakışmayanı
yapmıyoruz yaşamıyoruz
bu kadarız
bu kadar olduğumuzu
kabul edemiyoruz
başkasının çizdiği hayatı
bizim mükemmel hayatımız
gibi yaşayıp
kayboluyoruz
en iyi olmak zorunda değiliz
en bilgili olmak zorunda değiliz
en güzel yakışıklı olmak zorunda değiliz
sadece bir an
sadece bir an kendimiz olalım
önce kendimizi tanıyalım
sonra hayata ahkam keselim
hepimiz defoluyuz
ama vitrinde olmak istiyoruz
kayıp hayatlar dükkanında
hepimiz en çok verene gidiyoruz
güle güle
KAPALIYIM

22.09.2015

10 Eylül 2015 Perşembe

Başkasının oyunu için


Başkasının oyunu için
Sesimi çıkarmıyorum
O seslerin birbirine karışıp
Bizi birbirimize kırdıracağını biliyorum
Ve sonrada siz başardınız deyip
Yüreklerimize apolet taktıracaklarını biliyorum
Evet ben tıp oynuyorum
Harflerimin kavgaya dönüşeceğini biliyorum
Sosyal medya da gürleyip
Sokağa adımını atmayıp
Ki atsa da bir şey fark etmez
Oyun aynen oynanır
Sonu belirlenmiştir
Çıkmaz sokak da oturanları görüyorum
Başkasının oyununun oynandığı
Ve kendimizle gurur duyduğumuz
Gezi ruhunu bile
Onların bize armağan ettiğini biliyorum
Ülkemi dünyayı kendimizin yönetmediğini
Bildiğimden beri
Sesimi çıkarmıyorum
Parka giyiyorum diye
Erenköy de oturan teyzemi ziyaret ettirmeyen
Bir toprakta yaşadım yaşıyorum
Küçükken
Gece yarısı hiç duvara yazı yazmadım
Yazanları tanıdığım için mutlu oldum
Abilerimizdi bacılarımızdı
O zamanlar tek okuyan tartışan
Abilerimiz bacılarımız olduğu için
İlk reklam ajanslarını onlar açmıştı
Duvar yazısından reklam metnine
Ben de metin yazarı oldum
Hem de hiç bir şey biriktirmeden
Oniki eylül de işkence görüp
Bugün tuşlarla yaşayanları da anlıyorum
Bizi bize düşüren
Dünyayı dünyaya düşüren
Karılmış kağıtlarıyla
Dünümüzü bugünümüzü geleceğimizi oynatan
Bizim gibi yarını hesaplayınca
Heyecanlanmayıp
Henry Kissinger a kadar uzanan
Lafları odamda sektiriyorum
Hep bize sunulmuş bir şeyler oldu
Ki sadece bize değil
Bizi bize kırdıran
Onu ona kırdıran
İsimler ülkeler değişti
Oynatan değişmedi
Herkese çok daha anlamlı gelecek
Satırlarım tabi ki var
Bir dostumu küstürürken
Diğer taraftan binlerce like alacak
Yüzlerce paylaşılacak
Satırlarım tabi ki var
Değerli dostlarımın paylaştığı fotoğrafları
Yazıları tweetleri paylaşacak
Tuşlarım tabi ki var
Her canlının ölümüne
Üzülecek yüreğim var
Ve üzülüyorum da
Ama biliyorum ki
En derin arkadaşımdan
En sığ arkadaşıma
Ne yaparlarsa yapsınlar
Ne yapmazlarsa yapmasınlar
Sadece piyonuz
Çok sevdiğim isimleri de sayarım
Benim için anlamları sonsuz olan
İnsan olduklarını bildiğim
Beni benden çok düşünen
Evlerinde kaldığım
Bana hayatın güzelliğini öğreten
Ve sonuna kadar inandığı için mücadele ederek
Yarım asırdan fazla yaşayan
Ve benim yarım asırımdan daha değerli olan
Neyse
Ben sessizim
Bütün dostlarımın paylaşımlarına olmasam da
Onların her satırına saygılıyım
Ama şunu biliyorum ve inanıyorum
Biz ne yaparsak yapalım
Karar verildi ve uygulanacak
Her piyonun bir ömrü var
Bu piyon gidecek
Yerine yenisi gelecek
Önce mutlu olacağız
Biz kazandık diye
Ama yine sunulanı yaşadığımızın
Farkına varmadan öleceğiz
Benim sesim çıkmıyor
Benim harflerim bir araya gelip
Sosyal medyaya düşmüyor
Ama içi yanan dostlarımın
Her satırını her fotoğrafını
Okuyorum görüyorum
Onların yüreklerine hak veriyorum
Ama biliyorum
...

10.09.2015

6 Eylül 2015 Pazar

bir gün


















 ksb

bir gün
hadi bakalım diyeceğiz
buradan gideceğiz
geçmişi toplamayı bırak
gittiğimiz anı toplayamayacağız
ne valiz ne ev ne de araba
ruhumuzu alıp gideceğiz
hala duruyorsa tabi
hiç kalanı görmedim
ama
o kadar çok gören var ki
ona göre yaşayan var ki
yanılıyor da olabilirim
ama ben gideceğim
benden önce çok sevdiğim gitti
önce kalakaldım
sonra kaldım yaşadım
her gidişte düşündüm
sonra düşünmediğim yerden devam ettim
kaybetmek üzüyor düşündürmüyor
ölüm üzüyor düşündürmüyor
biri kulağımıza fısıldamış
sen sonsuzsun demiş
sonsuza kadar koş demiş
soluklanmadan koşuyoruz
sevdiklerimizin yanından geçiyoruz
ardımıza bırak önümüze bile bakmıyoruz
neye yetişeceğimizi bilmeden
havucun peşinden koşuyoruz
havuç seviyor muyuz
kendimiz istemeden dünyaya geldik
kendimizi bulamadan gideceğiz
başkaları kadar yaşamaktan
başkaları kadar olmaktan
kendimizin ne bok olduğunu bilmiyoruz
o yüzdendir hayata kızışımız
sisteme kızışımız
adaletsizliğe kızışımış
başkalarına kızışımız
kızışık kızışık yaşıyoruz
hep başkası suçlu
aslında başkası biziz
bir gün
hadi bakalım diyeceğiz
buradan gideceğiz
geçmişi toplamayı bırak
gittiğimiz anı toplayamayacağız
ne valiz ne ev ne de araba
ruhumuzu alıp gideceğiz
hala duruyorsa tabi

06.09.2015

her şey















AB

her şey
hiç
kalmadı
alınacak nefes
gidilecek sebep
kalınacak bakış
tutunacak güneş
karanlıkta yürüyorum
ıslığımın gölgesi ensemde
karada dalıyorum
derinliğimi kaybedip
sığlığa mahkum oluyorum
yüreksiz vurgunlarda ölüyorum
her şey
aslında hiç
siz hiç
kendinizden üşüdünüz mü
üşüyorum
siz hiç
kendinizden düştünüz mü
düşüyorum
siz hiç
kendinizden bittiniz mi
bitiyorum
siz hiç
kendinizden öldünüz mü
ölüyorum
her şey
hiç
kalmadı
atılacak adım
gidilecek insan
yaşanacak dünya
ölünecek ahiret
her şeyi
bitirdik
bedava tatil kazandık
karanlıkta yüzüyorum
ıslığımın dalgası ensemde
terk i diyar edecek diyar kalmadı
nefes alınacak yuvarlak kalmadı
rakıların anosonu kaçtı
sigaranın nefesi kaçtı
gecelerin yıldızları düştü
gündüzlerin güneşi öldü
hayat düştü
herkes kalabalık
bir ben yalnız
herkes allame i cihan
bir ben hiç
herkes tatilde
bir ben yokuş
herkes alemde
bir ben dip
yaşasın hayat
rapunzel in saçları kısa
ferhat dağsız
zagor çikosuz
oyuncakçı dede öldü
yaşasın hayat
kafam boş
harflerim devrik
nefesim rüzgarsız
ellerim hayat çizgisiz
her şey
hiç
yakında
hiç bile kalmayacak
yaşasın hayat

06.09.2015

5 Eylül 2015 Cumartesi

zor olanı seçtim

















zor olanı seçtim
olmayacak olanı sevdim
kim miyim
yüreği bir yerde
kendi bir başka yerde
eksik olanları seçtim
kendimle bütünledim
ben hep bütünlemeye kaldım
kim miyim
kendi bir başka yerde
kalabalığı bir yerde
kendimi seçtim
yüreğimle sevdim
hayatın karanlık çıkmazlarında
kaybolmuşların sağanağında
rögar kapağının üzerinde
arnavut kaldırımın grisinde
macuncunun renklerinde
adam yakalayanın ateşinde
taka takanın kemiğinde
küreksiz filikanın denizinde
göz yaşlarının nefesinde
bilinmeyen loş sokaklarda
sokak lambasının altında durdum
hep görüldüm hiç görülmedim
hep küçük çubuğu çektim
ki ben kırmıştım
hep sıfır çektim
ki ben karmıştım
hiç kendime faydam olmadı
faydalarımın da bana olmadı
kimsesiz doğdum
aslında bir umuttum
yazlık sinema çıkışı unutuldum
kendi yoluma kendim düştüm
pişman değilim
ama piştim
afiyet olsun

05.09.2015

kalabalık kokularda terledim





















kalabalık kokularda terledim
hayatımı insanlardan derledim
bir bakışa bir göz yaşına
bir susuşa bir dalışa
bir yalnızlığa bir kaybolmuşluğa
kendimden vaz geçtim
eksiklere nefesimi zerkettim
gözlerim gülerdi
ellerim tutardı
bakışlarım yakalardı
yüreğim anlardı
paylaştım
koca ya da zerre hayatımı
kalabalığımla paylaştım
kıçüstü yüzüstü
yüreküstü düştüm
kanıma acımadım
anlayışsızlıkta boğuldum
çok canlıydım
hemen doğdum
hemen koştum
yoruldum
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
binlerce nefesi içime çektim
nefessiz kaldığımda nefessizdim
sağanaklarca göz yaşını içime çektim
göz yaşlarımda yalnızdım
binlerce bilinmeyen odaya girdim
kendi odamda tek başınaydım
birikmiş acıları içime çektim
ben acılarımı kimsesiz yaşadım
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
yoruldum
kimse inanmıyor
çünkü hala arasıra
gözlerim gülüyor
ellerim tutuyor
bakışlarım yakalıyor
yüreğim anlıyor
kendim kendime yapışmış
çekip gidemiyor
kıyma makinasında yüreğim çekilmiş
kimseye kıyamıyor
kimse olanla mutlu olmuyor
olmayanla mutsuz oluyor
ben hep olan oldum
hiç olmayan olamadım
yoruldum
dumadumadum
.

05.09.2015