23 Ekim 1998 Cuma

Bilmiyordum

Bilmiyordum
Biliyorum
Tutmuyordum
Tutuyorum
                    Beklemiyordum
                    Bekliyorum
                    Yaşatmıyordum
                    Yaşatıyorum
Doğurmuyordum
Doğuruyorum
Düşünmüyordum
Düşünüyorum
                    Özlemiyordum
                    Özlüyorum
Kavuşmuyordum
Kavuşuyorum
                    Direnmiyordum
                    Direniyorum
Açmıyordum
Açıyorum
                    Bakmıyordum
                    Bakıyorum
Gitmiyordum
Gidiyorum
Hissetmiyordum
Hissediyorum
                    Soluk almıyordum
                    Soluk alıyorum
                    Aşkını yaşıyorum

23.10.1998

22 Ekim 1998 Perşembe

Günün ilk ışıkları

Günün ilk ışıkları
Seni bekler
Ay sana sormadan
Dolunay olmaz
İlk onu sen gör ister
                    Doğa güzelleşir
                    Seni kokularla besler
                    Yağmurla okşar
                    Güneşle dinlendirir
Her şey için
Önemlisin
Ya benim için
                    Nasıl anlatmalı
                    Tüm yüreğimi
                    Ortaya koymak için
Nasıl bakmalı
O gözlerine
Kendi güzelliğini
Hissettirmek için
                    Hangi sevda ile
                    Dokunmalı tenine
                    Hangi heyecanla
                    Eline sarılmalı
Hangi ateşle
Dudaklarımız bütünleşmeli
Hangi alfabeyi kullanmalı
Kulağına hoş gelmeli
                    Hepsini ezbere biliyorum
                    Ezberimdesin
Seni öğreniyorum
Seninle gelişiyorum
Sana bütün paylaşımlarım
                    Bütünüm sana
                    Hayata

22.10.1998

9 Ekim 1998 Cuma

İçimde taşıdığım duygunun

İçimde taşıdığım duygunun
Senin yüreğinde yaşayacağını
Biliyorum
                    Çok uzaklarda soluk alırken
                    Yüreğimden hıçkıran gözyaşlarımın
                    Yüreğinin tenine dokunacağını
                    Biliyorum
Sevgimi paylaşabileceklerim
Sis perdesinin ardında kaldığında
Yanımda nefes alacağını
Biliyorum
                    Yaşamak için
                    Hiçbir nedeni
                    Arama ihtiyacı hissetmediğimde
                    Yüreğinin sıcaklığına
                    Tutunabileceğimi
                    Biliyorum
Tek bilmediğim
Nasıl senin gibi
Olurum
                    Düzene karşı durmak
                    Sevginin anlamını sürdürmek
Gün doğumunun
Rüzgarın salladığı yaprağın
Geceye imza atan yıldızların
Seslerini duymak için
                    Seni düşünüyorum

09.10.1998

Hayatın içine

Hayatın içine,
bilinmeyen bir uzaklıktan, yine bilinmeyen bir hızla düştüm.
Zıplaya zıplaya hayatın dokusunda belirsiz serüvenler yaşadım.
Kiminde izler bıraktım, kiminde umursanmadım ama unutulmadım.
En sonunda zıp zıp olmanın zıplamaktan başka bir şeyi zıplatmadığını tüm görkemi ile bana hissettiren, doya doya yaşatan, mutlu sonlar yaşatıp tekrar doğurtan insanla yürekleştim.

Senden bahsediyorum canım sevdiğim.
Hayat yine kendine göre yaşamaya devam ediyor. Biz ise hayatın içinde kafalarının üzerinde sevgi haresi olan, içiçe geçmiş yürekli, sevgi dolu, dost, insan ve her gün yeniden doğan aşk ile yoğrulmuş olarak yaşıyoruz.

Sevdalım,
zaman bizi nerelere götürür, kaç tane göktaşı son yerlerini terkeder, dolunay ile kaç defa karşılaşırız, ylıdızlar gerçekten kaysa bile tutulacak dilekleri önceden yaşamış olmanın doyumu ile seyirlerine dalarız, teknenin ardında bıraktığı izleri şehir içinde peşimizden sürükleriz.
Seni seviyorum sözcüğü dudaklarımın arasından yüreğine uzanıp orada ikamet eder ve hayat seninle soluk aldığımızda umut olarak yaşamını sürdürür.

Seni sevebilmenin
Dokunabilmenin
Özlemenin
Kavuşmanın
Esiriyim
Seninim

1998

1 Ekim 1998 Perşembe

Yürekler düşüyor gökyüzünden

Yürekler düşüyor gökyüzünden, bir havuzda toplanıyor, insanların ellerinde kepçeler topluyorlar, kimine s, kimine m, kimine l, kimine xl, kimine xxl…
Canımın niçin canlı olduğunu düşünmediğim, tenime yaklaşabilecek kadar güler yüzlü tenleri reddetmediğim, yarının ise beş harfli bir kelime olmasının dışında bana bir anlam ifade etmediği, birden çok insanla ilişkiler içinde olacağım kalabalığımla birlikte yüzlerimizde gülücükler açtırarak, şifalı suların altında yatarak topraktan gök tarafına doğru büyüyeceğimiz bir ortam umut ettiğim…
Üzerine birilerinin rakamlar yazdığı ve diğerlerinin sürekli peşlerinden koştuğu değer adı verilen değerlere teyet geçmediğim, böyle yapmamalı ya da yapmalı gibi meli mazlı takıları önümden resmi geçit yaptırmadığım, yüreğimde tomurcuklanıp yüzümden sevgi olarak yayılan sıcaklığa sonsuz güvendiğim, içimde ikamet eden duygularımı karşı yüreklere fırlattığımda bana doğru geri dönen ya da orada kalan bölümüyle beslenip toraman bir çocuk olduğum, ve yazılası sayfalarca dip not, sığ notlarıda buralara yazmadığım bir ben vardı düzenler yuvarlağında…
Ve,
İki kasım bindokuzyüzaltmışsekiz günü fırtına sonrası yoğun seslilik ortamında ınga dedikten sonra içime düşen yürek ile karşılaştığımdaki
dip ve sığ notlarım…

İyi ki doğdun
Umuttun
Gelecektin
Mutluluktun
Hayattın
Nefestin

Ve dört temmuz günü herkeslerden aldım seni, benim umudum, benim geleceğim, benim mutluluğum, benim hayatım, benim nefesim ol istedim…
Ve aşj+1, kimin yüreğinin gücü yeter herkesin anlayacağı bir tonda onu anlatmaya, kimi gün yordum yoruldum, kimi gün aşj+1ımı sundum…
Belirli olmayan bir yerde bir kafa saklı, o kafayı benim sakladığım söyleniyor ben de kabul ediyorum, peki nerede …
Ve aşj+1, aşığım, senin yanında mutluluğun pofuduk bulutlarından aşağıdaki karmaşayı seyredip doyasıya seni yaşıyorum, yokluğunda aşağıdaki karmaşa ile aynı seviyede olup karmaşaya karmaşa eklemenin enerjisini yaşıyorum, belki bu nedenle seni hep yanımda istiyorum, enerji fazlamla seni çarpmayayım diye…
Ben de düşünüyorum senin ve benim her anımızı işgal etmeyelim diye ve biliyorum ki o durumda daha da keyifli döneceğiz birbirimize, ama beni boş bırakmaya gelmeyebilir, fazla topladığım enerji ile çarpılabiliriz…

Özgürlük uğruna elimde olmayanları bile feda ederken senin esirin olmayı niye seçiyorum bilemiyorum ama seni seviyorum…

İşte böyle bir durumdayız ve aşj+1ımızın soluk alışı çok güzel, bir kuş uçumu uzakta olmak ya da çok uzaklarda olmanın önemi yok.
Sen+ben+biz = Aşj+1

1998