18 Ekim 2017 Çarşamba

sen yüreğimin ucunda uyurdun

 ksb

sen yüreğimin ucunda uyurdun
ben güzelliğine dalıp sabahı bulurdum
bazen yakalanırdım
ben sana uyu demedim mi derdin
ben alnından öperdim
hiç bir anını kaçırmamak için
her gece seninle aynı anda yatardım
gecelerimizi sabahlara armağan ederdim
sadece seni izleyerek yaşardım
ne deniz ne de istanbul
sadece seni görerek yaşardım
kahkahalarından dalga
bakışlarından dolunay
gözlerinden yakamoz yapar
seyrine dalarak yaşardım
...
şimdi sensiz yaşıyorum
geriye hiç bir şey kalmasada yaşıyorum
sadece senin güzelliğini düşünerek yaşıyorum
sensizliğimde seninle yaşıyorum
iyi ki sana dokunmuşum
iyi ki lerimin hepsi yapmışım
o kadar güzel ki sana aşık olmuşum
ben seni düşleyerek de mutluyum
sende mutlu ol aşk
bir kaç delican satırı
duyulmasa bile belki okunur
yürekte bir tebessüm bırakır
s
s
a
.
.
.

18.10.2017

16 Ekim 2017 Pazartesi

kimse

 ksb

kimse
hiç kimse kimse değil
herkes herşey
kimse kendi değil
kimi paşa torunu kadar
kimi saltanat kadar
kimse kendi kadar değil
allame-i cihanların ortasında
hayat aldığın nefes kadar
kimse aşkı bilmiyor
her şeyi biliyor
kimse insanlığı bilmiyor
her şeyi biliyor
kimse nefes almayı bilmiyor
en derine daldığını zannediyor
vurgun yiyor farkında olmuyor
herkes paşa torunu
insan değil
herkes her şeyi biliyor
aşık değil
...
sıkıldım
her şey olduğuna inanıp
bok bile olamayanlardan
her şeyi bildiğine inanıp
aynada kendini tanımayanlardan
hiç
bir
şey
olun
yüreğimin
sahibi
olun
...

15.10.2017

6 Ekim 2017 Cuma

öğlen rakısı rüzgarında

 ksb


öğlen rakısı rüzgarında
gizli koyun mavi teninde
ağaçların inatçı gölgesinde
hayata toplanmış yelkenlerin izinde
bordo lambasının yeşilinde
duble duble geceye koşarken
düne yarına tur bindirirken
denize düşen yaprakları sayarken
eski aşkları yürekte sektirirken
an a doğulur an da yaşanır
bugün olsa yine yapardım
cümlesi uzak dalgalara bırakılır
yıldızlar gökyüzüne yakamoz olur
sakinlik yüreğe kucak olur
gece geçer öğlen gelir
bir koşuşturmadır gider gelir
dubleler tokuşturmaktan eskir
öğlen rakısı geceye dolunay olur
yıldızlar meze sessizlik kahkaha olur
an a doğulur an da yaşanır
gerisi teferruatı bile arar
öğlen rakısı yürekli olur
...

06.10.2017


25 Eylül 2017 Pazartesi

sonbaharın yaprak yaşlarında

 ksb


sonbaharın yaprak yaşlarında
rüzgarın sessiz tokatlarında
kadıköy ün kimsesiz dalgalarında
hayata vuran pet dokunuşlarında
tensiz kıvrımsız temassız gecelerin
hızlı hızsız nefeslerinin
dumansız sabah sigaralarında
günleri günlere dikerken
itinayla katlayıp dizerken
kolalı çarşaflara yalnız dolanırken
tenim apaçık pazarda
bakışlarım tezgahın toplanma zamanında
ruhum kendi saklı dolabımda
nefes almak yaşamaksa istifa
kalabalık anlamsa istifra
düşün
hayatın yakasından düşün
ya da düşünün
düşün
başkalarından düşün
kendinize düşün
.
kalabalık gümüşse
yalnızlık altındır
ama üstün sense
altın altındaysa
oysa
...

25.09.2017

20 Eylül 2017 Çarşamba

unutmuştum


unutmuştum
unutmamayı
unutmuştum
yokluğa sarılıp yatmayı
unutmuştum
geceleri sıraya dizip
sabahları hayattan atlatmayı
unutmuştum
içip içip harfleri tutturamayıp
ayıldığımda utanmayı
unutmuştum
istanbul sokaklarında kaybolmayı
unutmuştum
hiç i aşkla yalnız yaşamayı
unutmuştum
aşkı sek nefeslemeyi
unutmuştum
herkesi ardıma bırakıp
bir çift gözün dalışında yaşamayı
unutmuştum
bir olduktan sonra yalnızlığa sarılmayı
unutmuştum
hiçliğin avaz kalp atışlarında
yalnızlığın anlamlı soluklarında
ıhlamur kokulu sokaklarda
inadına yürümeyi
unutmuştum
bir kendim kalmıştı
gerisi olmadığı gibi kifayetsizdi
aşka düştüm
aşktan düştüm
yüreğimde sensizlik morlukları
kaybettiğim kendimi arar oldum
illaki bulurum
inadına yalnızlığımda keyifle yaşarım
hiçliği fondiplerim
...
istanbul kadar büyüdüğünde
hayatın hiç olduğunu anladığında
hiç ile sadece aşkla yaşandığını gördüğünde
ben hiçteyim
bekliyorum
.

05.09.2017

19 Eylül 2017 Salı

cin -

 ksb

cin -
ayet
kuru sıkı gecenin
en karanlık rüzgar rengi nefesinin
alacakara avazının
son saniyesine damladı
karakırmızı
kimsenin kimse olduğu hayatların
kördüğüm bakışlarına
vücudu delip geçen kelimelerin
puslu dokunuşlarına
cin -
ayet
saklandı
kurşun kokulu tenlerin
barut rengi kıvrımlarında
ruhlar aleminin boş şişeleri
depozitosuzdu
cin -
ayet
romanlarının
kırmızı kitap aralığı soluğu
hayatın buğusuna iz bıraktı
kimdi ?
zifiri sayfaların
efendisi kimdi ?.. hayat kimdi ?
cin -
ayet
long play çizgilerinin
ipucu olduğu melodilerinde
pus rengi yankılandı
herkesin hayat hakkı saklıydı
izinsiz kullananlar hakkında
cina-i işlemler yapılırdı
cin -
ayet
diye yazılır
cinayet diye okunur
oku !

01.09.2017

18 Eylül 2017 Pazartesi

denize açılan

 ksb

denize açılan
dar sokaklar gibi
hayat
darlık daralmalar yaratsada
bir kaç adım sonra
deniz
karanlığa yakılan
ince bir mum gibi
hayat
zifiri üstüne çöksede
vasati bir kibrit sonrası
romantik
hiçliğe yatıran
yalnızlığı kucaklatan ayrılık gibi
hayat
yüreğin lime lime olsada
sana kendini armağan eder
nefes
...
kendinle yolda karşılaşma
ayrılığı bekleme
başkalarında durma
tut elinden
çık hayata
kendini armağan et hayata
hayatına
hadi bakalım
kendimize en güzel yerden bakalım
bak bak şaşırma
.

18.09.2017

17 Ağustos 2017 Perşembe

ben kendim kadar


ksb

ben kendim kadar
insanlar kendileri kadar
hayat geldiği kadar
satırlarımı mantram yaptım
eksiği mi fazlası mı
hayatımda değil
bir duble rakı içerim
olmadı bir litre
hayatın sandalyelerini
masanın üzerine ters oturturum
bir şekilde evin yolunu bulurum
kotumu katlarım
gömlegimi asarım
çoraplarımı paralel atarım
yalnızlığımı kolumun altına alırım
sabaha kadar sızarım
kettle ın düğmesine günaydınlarım
bir şekilde akşam olur
kalmadığım yerden devam ederim
ben kendim kadar
insanlar kendileri kadar
hayat geldiği kadar
yaşayın gitsin
nasılsa duracak
..

17.08.2017

14 Ağustos 2017 Pazartesi

bir oda bir yatak

 ksb


bir oda bir yatak
yaşıyorum
uyuyorum uyanıyorum
oturuyorum içiyorum
bir oda bir yatak
yaşıyorum
yıkanıyorum
genç desen değilim
yaşlı desen motifim
bir adım desen
yeterinden fazla koştum derim
kendime bile yürümekten
üşeneceğimi bilmezdim
oysa
kim tutardı beni
tutamazdı
ben bile
bana ben bile kalmadı
pike havalandı
paçalı don yellendi
rüzgar utandı
bir avuç dokunuş
sabaha kalmadı
hayat çizgim yuvarlandı
bende durmadı
hayat bende durmadı
olsun
eleğim tavana asılı dursun
yaşadıklarım
yatağımda otururken
delik cebimden
sokağa düşsün
çalı süpürgesinin
asabiyetinden izlensin
silinsin
düş olmasın
gerçek hiç olmasın
rakı olsun
.

14.08.2017

20 Temmuz 2017 Perşembe

hiç

 ksb

hiç
ben hiç
hayat hiç
sensizlik hiç
gazozuna mahalle maçının
mağlubu terli çocuğun
deli çağla akan musluğu
avuçlaması gibi hiçliğin
hiç
ben hiç
nefes hiç
sensizlik hiç
ingasına yenilmiş bebeğin
kısa hayat suskunluğuna
çığlık olan ana sütünü
emmesi gibi hiçliğin
hiç
ben hiç
umut hiç
sensizlik hiç
çok uzun bir haftadır
sigara alacak parasını kaybetmiş
utangaç delikanlının
yerde bulduğu izmaritin
son nefesi gibi hiçliğin
hiç
ben hiç
anlam hiç
sensizlik hiç
hayatın manasını yitirmiş
orta yaşını cebine koymuş
nefesini uçurtmanın kuyruğuna bağlamış
ortası sopa olan ipin ucunu
gönül rahatlığıyla bırakmış
hayat yaşlısı insanın
yüreğinin aşka doğması gibi hiçliğin
hiç
hiçliğin bile bunu hissettiriyorsa
varlığını hayat düşünsün
hiç
ben hiç
sensizlik hiç
...

20.07.2017

18 Temmuz 2017 Salı

siyah poşetin içindeyim

 ksb

siyah poşetin içindeyim
hayatın önündeyim
kimi açıyor
diğer kimi düğümlüyor
nefesim şıngırdıyor
koşularım kırılıyor
fikirlerim kıkırdıyor
siyah poşetin içindeyim
kapının önümdeyim
orhan geliyor
geri dönüşüm kutusuna atıyor
dönmüyorum
kusurun gözlerine bakıyorum
hiç i kucaklıyorum
yalnız ı alnından öpüyorum
dönmüyorum
siyah poşetin içindeyim
tek el in rafındayım
yarasın

18.07.2017

30 Mayıs 2017 Salı

yazamıyorum hayata

 ksb

yazamıyorum hayata
silginin kemikleşmiş parçacıkları var
üflesem gidecekler
üfleyesim yok
kalsınlar
duramıyorum hayata
yaşanmışlıkların tiz bıçak yaraları var
üflesem gidecekler
üfleyesim yok
kalsınlar
uçamıyorum hayata
paylaşılanların yokluğu var
üflesem gidecekler
üfleyesim yok
kalsınlar
bir tek çakıl taşı kalsaydı
avucumu yaksaydı
içime yağsaydı
hiçliğime dokunsaydı
yalnızlığın göz bebeklerine
hiç olsaydık
hayatı ayaklarımızda sektirip
gökyüzüne voleleyip
dayan dayan deseydik
hiçtiretseydik
hiçliğe uzansaydık
...

30.05.2017

11 Mayıs 2017 Perşembe

bazen tek başına da KalaBalık3

ksb

bazen
tek başına da KalaBalık
kendinden sıkılıyorsun
başkalarına düşüyorsun
yüreğinin derinlerinde boğuluyorsun
sığ dokunuşlarda yüzüyorsun
eninde başında kendine varıyorsun
kimsesiz bir yaprak gibi
sahile vuruyorsun
madem
eninde başında kendine kalacaksın
litrelik dolunaylarda kendini sektireceksin
gelmeyen sabahları unutacaksın
iç oturduğun yerde
hayata kıpırdama
sıç oturduğun yerde
çek sifonu döne döne kendine dön
dön...

10.05.2017

10 Mayıs 2017 Çarşamba

bazen tek başına da kalabalık

ksb
bazen
tek başına da KalaBalık
kendinden uzağa düşmeden
kendine yaklaşamıyorsun
başkalarıyla düşüp kalkmadan
kendine uyanamıyorsun
gitmeden gelemiyorsun
kalmadan gidemiyorsun
her ucu bok
tut şunun ucundan abi diyemiyorsun
en iyisi gitmek
gittiğin yerden de gitmek
git...

08.05.2017

bazen tek başına da kalabalık2

ksb




bazen
tek başına da KalaBalık
yalnız kalmak için birisini seviyorsun
yüreğini bilmediğin anlama kadar açıyorsun
onunla tek yüreğimi şiirlendiriyorsun
kendini başkasını hayatı unutuyorsun
dokunduklarının toplamını utandırıyorsun bir yürek aralığı kadar yaklaşamıyorsun
kaybettiğin kendinle bir taşa oturuyorsun
yürek ishali oluyorsun
paçalarından bitiyorsun
kalabalık yalnızlığına bile dönemiyorsun gün batımlarından
litrelik dolunayla bile sabaha ulaşamıyorsun
hayat gece sen hayat batımı oluyorsun karşına bile oturamıyorsun
tek yürek üzeri cezanı çekiyorsun
bitmiyor
hayat batımı sabaha ulaşmıyor
yine de yaşıyorsun
kendine koşuyorsun
koş..

09.05.2017