28 Ağustos 1998 Cuma

Güneşin ışınları

 
Güneşin ışınları
Denizle sevişirken
Bir meltem dokundu yüreğime
                    Meltem tınılı sevdiğim var
                    Bir çok yürekler için özlem olan
Büyülü kadınım benim

28.08.1998

23 Ağustos 1998 Pazar

Bir yıldız kaydı

Bir yıldız kaydı
Güneşin arkasına doğru
                    Yıldızlar kaymaz derler
                    Ben de sevemem derdim
Ve biliyorumki
Yıldızlar kayar

23.08.1998

20 Ağustos 1998 Perşembe

Önce beni öpen

Önce beni öpen
Kadınları severim
Ama en çok sevdiğim
Önce benim öptüğüm
                    Sevgisini
                    Anında sunan
                    Kadınları severim
                    Ama en çok sevdiğim
                    Sevgisini içinde saklayanım
Kendimi mi tanımıyorum
Hayır
Çok iyi tanıyorum
Ama en çok sevdiğim
                    Sensin
                    Sensin canım

20.08.1998

Denizin sesini

 
Denizin sesini
Getiren dalgalar
                    Mutluluğun ritmini
                    Kulağıma fısıldayan rüzgar
Alın yüreğimi
Götürün sevdiğime
Bir martının koynunda

19.08.1998

Denizin hırçın koynunda

Denizin hırçın koynunda
Beşik sallamalarında
Rüzgarın delice esintisinin
Ninni mırıltılarında
                    Kırçiçeği tazeliğinin
                    Soluk veren nefesinde
                    Yeni doğmuş bebeğin
                    Inga sesinde
Umutlarını yitirmiş yüreğe
Yeni doğan umutlarda
Güzelim bir papatyanın
Seviyorum diyen son anında
                    Bir fahişenin
                    Kimsenin dokunamadığı namusunda
                    Dolun olan bir ayın
                    Bulutların üzerinden çıkış zamanında
Kumsalda kucaklaşmak için
Sevecen dalgaları bekleyen
Kum taneciklerinde
                    Kor olup düşen ateş parçasının
                    Bütün bedeni alev alev sarmalarında
Özgürlüğün inadına
Yıllarca taşıdığı zincirinden
Kurtulmuş olan bileğin
Gurur patlamalarında
                    Bütün düzenlere karşıca
                    Duvarların içinden
                    Dünyanın ortasına doğan
                    Çiçeğin anlamında
İstemediği bir yel
Kanatlarına dokunduğunda
Dönmeyen yel değirmenlerinde
                    Acıcın tiz acılarında
                    Mutluluğun gerçek tatlarında
                    Sevginin imkansızlığında
Hep biz varız
Sevdiğim kadınım

19.08.1998

18 Ağustos 1998 Salı

Dolunay düşmüştü yüzüne

Dolunay düşmüştü yüzüne
Günlerdir ezberlediğim
İzlediğim sevdiğim
Aklıma kazıdığım
Biricik çiçek kokan yüzüne
Dolunay düşmüştü
                    Gölköy’ de beklediğimiz
                    Tepelerin üzerinden aşan
                    Dolunay asıldı yüzüne
Baktıkça içine çağıran
Öpücüklere boğulası
Anlamından taşan yüzüne
Kilitledim gözlerimi
                    Özenle koruduğum kırçiçeklerimi
                    Ve kucak dolusu sevgi kokularını
                    Hiç düşüncelere dalmadan
İster dolun olan ayda
Ya da bulutlu gecede
                    Önce dudaklarına bir buse
                    Peşisıra kırçiçeklerimi
                    Ve sevgimi
                    Bıraktım yüreğine
Kimbilir
Bir giz dolaşıyor
Hayatın tak taklarında
Gizin içinde sen ve ben
                    Alıp götürsün bizi
                    Bilmediğimiz anlamlara
Kırçiçekleri koksun tenlerimiz
Sevişelim dolunay altında
Sevgi dolu hamakta
                    Kimbilir

18.08.1998

17 Ağustos 1998 Pazartesi

Yaprakların arasından istanbul

Yaprakların arasından İstanbul
İstanbul’ un içinden çıkan deniz
Gözün kabul ettiğince uzanan gökyüzü
Hepsinin karşısında oturan bir aşık
İşte o aşık benim
                    Aşkın kabul ettiği en üst noktadan
                    Kabul etmediği en alt noktaya
                    Bir bakış hızıyla gelebilen
                    Yine ben
Böyle bir benle mutlu olabilen
Kahkahalarını kalbinden taşıran
Gözyaşlarını yüreğinden sıkan
Gözlerini görünce büyülenen
Yanında değilken büyüsü bozulan
                    Tenine dokunduğum karnaval anında
                    Kendi tenimin varlığını hatırlayan
                    Pürtelaş bakışlardan keyif alan
                    Kalabalığın içindeki tekliğimden
                    Eğlenceler çıkaran
Ve gözlerini görünce büyülenen
Hepsi ben
                    Böyle bir benlikle birlikte
                    İki aşık yürek yüreğe
Nasıl anlatacağım sana
Yüreğimin ulaşabildiği son noktaya
Kadar seni sevdiğimi
                    Ve beş gün boyunca
                    Bir karar vermeyi düşünmediğimi
Anlatamadım zaten
                    Yüreğim senin yanındayken
                    Uzayın en yoğun aşkını yaşıyor
Senin seyrine dalıp gitmek
Vücudumun kıvrımlarıyla birlikte
Seninle sevişmeye başlayıp
Sonuna ulaşmayı istemeden
Günlerce sevişmek
                    Kırçiçekleri kokan teninle
                    Ten kardeşi olmak günlerce
Ve bodrum
Bekle bizi güzelim
İki aşklık yer aç bize
Güzelim koynunun içinde

17.08.1998

9 Ağustos 1998 Pazar

Bizans duvarlarının arasından

Bizans duvarlarının arasından
Bir yürek açtı
                    Kırçiçekleri gülüştüler
                    Kokularıyla yüreği sarmalarken
Bu yürek kendini sana açtı
Birkaç sevgi damlasıyla
Onu okşaman yeter
                    Günler güne sığmazken
                    Bütün sığlıklarımı
                    Satışa çıkardım
Bir tek derinliklerim
Senin olsun diye
                    Bir yola yollandım
                    Çıplak bir yürekle
İstersen
Bilinmeyeni bilmemi iste
İstersen
Olmayanı yaratmamı iste
İstersen
Yaşanmamışlığı yaşatmamı iste
                    Bileceğim
                    Yaratacağım
                    Yaşatacağım
Bir sevgi ister yürek
Teni tenine dokunacağı
Öpüp koklamak ister
Bir bütün olacağı
                    Bugün isimli günde
                    Sana söz veriyorum
                    Sevilmeyi ve sevmeyi
                    Kana kana içeceğiz
Ne toplumun sarkacı
Ne kış ne mevsimler
Hiçbir tümsek
Dikili kalmayacak
Hepsini sevgiyle düzleyeceğiz
                    Yarın mı
                    Kimbilir

09.08.1998

6 Ağustos 1998 Perşembe

Sen yoktun tenimde

Sen yoktun tenimde
Bu satırlar canlanırken
                    Sana kavuştuğum gün
                    Yola çıktığım gündü
Aşk intiharında
Taburenin üstünde
Tek ayaktayken
Boynumu buldum göğsünde
                    Ağladık
                    Kuruttuk geçmişi
                    Hayatı taktık peşimize
Kahkahalarımız rotamız oldu
Sevgimiz anlamı
                    Canım sevdiğim
                    Yıldızlar seyrimize dalacak
                    Vücutlarımız birleştiğinde
                    Dolunay havayi fişek olacak
                    Yağacak tenlerimize
Gün bizi bekleyecek
Biz uyanmadan doğmayacak
                    Kimbilir

06.08.1998

4 Ağustos 1998 Salı

Yüreğimin kapısını tıklatacak

Yüreğimin kapısını tıklatacak
Bir sevdalıya inandım
                    Gizli bir bölme içinde
                    Yüreğim gizliyken
                    Bir çok sevdanın içine daldım
Sevildim sevdim
                     Arasıra baktım gizli bölmeye
                     Yüreğim mahsun bir şekilde
                     Bir tık sesine hasret
                     Bekliyor canlanmayı
Derken
Gümbür gümbür çalındı yüreğim
Ne olduğunu şaşırdı
                    Uzun süren dinginliğin üstüne
                    Bir tık sesini bekleyen
                    Gümbür gümbür çalınan yüreğim
                    Geçici şoka girdi
Adının serdar olduğunu unuttu
Hiç girmediği kapılardan girdi
Hiç durmadığı diyarlarda durdu
Bilinmeyenin esiri oldu
                    Bir takım nedenleri
                    Saymanın anlamı yok
İki gün arasında
Her hangi bir zamanda
Yakaladım elinden
Yüreğim şoku atlattı
                    Ama kendini anlatamadı
                    Sevdiği kadına
Yormuştu onu bellice
Sevdiğini dile getirmekle
Onu hissettirmekle
Mutluluk yakalanamıyor
                    Önce kendimizi öpmeliyiz
                    Sonra sevdalı insanımızı
Tek başına bir bütün olmadığında
İki yüreklede olunmuyor
                    Hangi söz bazı şeyleri unutturur
                    Hangi bakış kor düşürür yüreğe
Yazabilmek yaşatabilmek midir
Özlemi sonuna kadar hissetmek
Acıları tatlandırır mı
                    Sevmekle başlayan hayat
                    Onsuz hayattan daha mı zor
Hepsini bilirim
Ya da hiçbirini bilmem
                    Bu günlerde en iyi bildiğim
                    Seni sevdiğim
Sana sarıldığım anda
Yeni doğmuş bebek gibi
Masum bakıyorum yaşama
                    Ya diğer anların dersen
                    Bende derim
Bir sevgi uğruna
Yıllarımla birlikte
Yaşamımı koydum karşına
                    Çoğu gün bekledim
                    Bir ikisinde yaşadım
                    En mükemmelini
                    Üçüncüsünde yakaladım
Ama kendimi kaçırdım
                    Hep en iyiler mi eziyet çeker
                    Neden sıradan olanın
                    Yüzü hep güler
Kim karar verir bunlara
Yetkilileri göreve davet ediyorum
Ne olur bırakın bizi
İki yürek olabilelim
                    Omuzumdaki canlı
                    Sana da sesleniyorum
                    Bana bırak beni
Hiç olmazsa kısa süre
Doyasıya yaşayabileyim
Sevdiğim yüreğimi
                    Kalem akar gider
                    Bir nehire karışır
                    Nehir gölle sevişir
                    Denizle aldatır
                    Okyanusda ölür
Sevdiğim kadınım
Hiçbir yazı bilmiyorum
Şu an tanıştığımızı hissettirecek
                    Bütün peşimden gelenlere
                    Ve peşinden gelenlere rağmen
                    Seni doyasıya yaşamak
                    Alın yazım benim
Alına yazılan yazılar
Tek bir silgi ile silinir
Üzerinde sevgi yok yazılı
Kırmızı silgiyle
                    O silgi ile karşılaşana kadar
                    Yüreğim senindir

04.08.1998

Kendi gezegenimde

Kendi gezegenimde
Sarkacımın ucuna asılı
Pürtelaş hayat seyirlerinde
Yalnızlığımı izlerken
                    Bir tohum düştü toprağa
                    Altmışsekizin kasımında
Topraktan uzattı başını
Gezegenimi anlamlaştırdı
                    Büyülü çiçeğim
                    Yüreğimin içinde büyüyor
                    Mis kokulu sevdiğim
Önceleri bilemedim
Yaşanmışlıklarımın üstüne
Bir umut olarak doğduğunu
                    Bu günümüzde
                    Yüreklerimiz içiçe
Ne bir umuta ihtiyacım var
Ne de kendi kendiliğime
                    İyi ki doğdun sevgilim
                    Seninle bütünleşiyor
                    Anlamını bildiğim
                    Tüm duygularım
Seni sevmek
Olsa olsa
Beklenmedik bir anda
Tam bütünleşme duygusunu
Doyasıya yaşamak olur
                    Seni seviyorum

03.08.1998

3 Ağustos 1998 Pazartesi

Ansızın

Ansızın
Birdenbire
Düştün yüreğime
                    Ansızın sevdim
                    Birdenbire aşık oldum
Ansızın doğum
Birdenbire soluk

03.08.1998

2 Ağustos 1998 Pazar

Dinlediğimde nefes almak için

Dinlediğimde nefes almak için
Bir şarkı seçmiyorum
Her nefes alışımız
Bizim şarkımız
                    Kıvrım kıvrım dalgalar
                    Kıyı ile kucaklaşmaya gelirken
                    Yüzlerinde aynı sevinç
                    Seni uzaktan gördüğüm an ki

02.08.1998