24 Mayıs 1992 Pazar

Yirmi temmuz altmışaltı

 
Yirmi temmuz altmış altı
Sizin gibi bana da anlamsızdı
Yirmibeş ocak seksendokuz günü
Bağlandım yirmi temmuza
                    Bayram ilan ettik yirmibeşleri
                    Duygulu destanlar yazdık
                    Çingenelerden kır çiçekleri aldık
Bodrum denen kasabayı yaşadık
Narlı’ da her şeyiyle yoğunduk
Zaman göstergeleri hatıra ettik
                    Vücutlarımızı duyguyla paylaştık
                    Bütün içimizi birbirimize açtık
Ne ben ben oldum ne de o o oldu
İkimiz olmayı yakaladık
                    Gözyaşları döktük duygulu
                    Kahkahalar attık içtenlikle
Kavgayla bile tanıştık
Kırdık boş yere birbirimizi
                    Sevdik ama gerçekten sevdik
Gün geldi yirmibeşleri unuttuk
Anlımıza yazdık yirmi temmuzu
Hiçbir silgiyle silinmeyen
                    Gün geldiğinde unutulsa bile yirmibir mayıs
                    Umrumda değil
                    Seviyorum yirmi temmuzu
Deli de etse beni
Bağımlılık da yaratsa
Sevgim her zaman sevgi
                    Ve seni seviyorum
                    Yirmi temmuz

24.05.1992

15 Mayıs 1992 Cuma

Kendilerim ve sevgim

Kendilerim ve sevgim
Önceleri sevgi soru işaretiydi
                    Birdenbire ünlem halini aldı
                    Parantez içinde iki sevgiliydi
                    Derken nokta nokta nokta
Sonra tire konuverdi
Bir de virgül
Ve sonunda
                    Nokta konuldu sanıldı
                    Ama noktadan sonra
                    Başlayan her cümle
                    İlk cümleyi arar oldu
Ara

15.05.1992