5 Eylül 2011 Pazartesi

Aşka dar zamanlarda












by UK


Aşka dar zamanlarda
Gecelik biletlerin
Sabah yangınlarında
Kızaran ekmeklerin
İçine düşen kırıntılarında
                    Geceler günleri kovalarken
                    Kahveler rakılara koşarken
Sigara dumanı aydınlığında
Derin nefes yitikliğinde
Deniz kenarına saklanıp
Dalgaların sesinden medet umup
Çok arpa boyu yol kat ettikten sonra
                    Rakı beyazlığına konup
                    Eski dostun sözlerinde doğup
                    Yüreğine kalmayanlara doğru
                    Tek kişilik kanepene uzanıp
                    Gelmeyen uykunun
                    Bitmeyen gecenin
                    Erken gelen sabahlarında
Kahveler rakılara koşarken
Sigara dumanı aydınlığında
Çok arpa yol kat ettikten sonra
                    Rakı beyazlığına konup
                    İçine kırıntı düşüreceğin evi bulup
                    Kısır yedikten sonra
Döngü şarkısını söyleyip
Tenin ceplerinde
Karanlık sokaklarda
Tekrar kanepe
Tekrar kırıntı
Aşka dar zamanlarda
Yüreği sıkan mengene izlerinde
Tüp ten sevişmelerinde
                    Günler kısa
                    Geceler uzun
                    Hayat karmaşık
                    Saçlar kırışmış
Son durakta
İlk otobüsü bekleyen
Gelmek
Bilmeyen
Beklemek
Bitmeyen
Gitmek
İsteyen
                    Kim
                    Novak
                    Kim
                    Sen
Ahh
Bir
Bitirsem
Kalmasam
Gitsem
                    Yüreğimi
                    Yollara
                    Serpiştirsem
Takip
Edilsem
Bulunsam
                    Dokunsam
                    Yeniden
                    Doğsam
Sıfırdan
Bir
Olsam
                    Kim
                    Novak
                    Nerdesin

05.09.2011

3 Eylül 2011 Cumartesi

Kıyıya uzanmış kayaların















Kıyıya uzanmış kayaların
Tenini okşayan dalgaların
Seyrine dalan martıların
Yanında soluklanırken
                    Adalara kayan gözlerimden
                    Bir damla düştü üşüttü
Ufukta kaybolan dokunuşlarımın
Tentesi altında
Düşlerime yollar düştü
                    Bit pazarı paylaşımlarımın
                    Naftalinle buluşan anlayışlarımın
                    Tavan arası yaşantısında
                    Açılmamış mektuplar bulundu
                    Yazılmamış mektupların solunda
Sözden önce harfler yayıldı
Yayıldıkça birikti
Biriktikçe yayıldı
                    Bütün harfler biraraya geldiğinde
                    Alfabe olacağına hayat oldu
                    Açılmamış mektupların arasına katıldı
Kaç tane harfim yüreklere dokundu
Kaç tane kelimem anlamına kavuştu
Harf gevezesi oldum
Kendim yazdım kendim okudum
                    Bana bir harf öğretenin
                    Kırk yıl kölesi olanlar öldü
                    Her şeyi bilenler uzun ömürlü oldu
Harflerim anlamlarından aktı
Toprakla buluştu
Cümle kokusu yayıldı yuvarlağa
Kimsenin duymadığı hissetmediği
                    Herkes alması gereken kadar geldi
                    Aldığı kadar gitti
Uzun cümlelerin sonunda
Elimde kalmayan harfin yalnızlığında
Hayat dalgaları
Tenimi okşamıyor
Martılar seyrime dalmıyor
                    Ben
                    Dalıyorum
                    Yalnızlığın
                    Vurgunsuz
                    Haline
Ne
Kadar
Çoksan
O
Kadar
Hiçsin
Yazısının
Altında
Hatıra
Fotoğrafı
Çektiriyorum
                    Yalnızlığıma
                    Asıyorum
Dünyaya
El
Sallıyorum
                    Topuğumla
                    Uzaklara
                    Vuruyorum
Vurgunsuz
Yalnızlığımın
Taptaze
Kokusunu
Yüreğime
Çekiyorum
                    Çektirip
                    Gidiyorum


03.09.2011

2 Eylül 2011 Cuma

Bir duble rakı kadar




















Bir duble rakı kadar
İçinde kalamayan
Hayatın
                    Tozlu sokaklarında
                    Bıraktığın aşkların
                    Dolunaya astığın çarşafların
                    Yuvarlağa yayılan hatıralarında
                    Yakılan sigaranın
Dumanı yayılıyor saklı odaya
Kaç kişiyi sevecenlikle ağırlayan
Kokularını tenlerini yüzlerini
Yüreğinde biriktiren
Unutulan küpeleri itina ile saklayan
Yürek izlerini çerçeveletip duvarına asan
Nefesini duyduğu tenleri kozalayan
Gece koynuna alıp sabaha kadar taşıyan
Saklı odanın sessizliğinde
Uyudum uyandım
                    Yine bir güne başlamanın
                    Kahveye koşturan zamanların
                    İlk sigara aydınlığında
                    Üşüdüm düşündüm
Şarapçı diye yaftalanan
Kimbilir hangi hayatı unutamayan
Sevgili insanla aynı anda uyandım
                    Kendimi sokağa atamayacak kadar
                    Kendimi temiz giysilerden kopamayacak kadar
                    Kendimi biriktirdiklerimden vazgeçemeyecek kadar
                    Saklı odamda uyandım
Eninde başında hiç bir şey kalmayacak
                    Koşuşturmanın
                    Dokundukça acıtacak paylaşımların
                    Sevdikçe küçülecek yüreğin
                    Vaz geç ilmezi ne
                    Umut mu
                    Gelecek mi
Bu
Defa
Olacak
                    Bu
                    İnsanla
                    Olacak
                   
Kim
Ekmiş
İçimize
İllaki
Olur
                    Dayan
                    Ne
                    Olur
                    Cümlesini
Onca
Yaşanmışlığın
İçinden
Çıkamayan
Ders
Hangi
Okulda
Seçmeli
                    Nereye
                    Kadar
                    Gitmeli
Benden
Olsa
Olsa
Rakıcı
Olur
                    O
                    Da
                    Kapandı

02.09.2011

1 Eylül 2011 Perşembe

Yalnızlığın dikenli tellerine









by GG


Yalnızlığın dikenli tellerine
Takılan insanların
Kanattığı yüreğinde
Büyüttüğün dokunuşların
Sana kalan acılarında
Kendinden kopan her parçada
Yeni yalnızlıklar var
                    Ne kadar büyüsen
                    Ne kadar yeter desen
                    Her zaman aradan sızan
                    Insanlar var
Yeniden inandıran
Yeniden yola çıkartan
Tenini serpiştirdiğin odalarda
Terini bıraktığın çarşaflarda
Her gün her gece
Biraz daha biterken
Bitmek bilmeyen yalnızlığın
Uçsuz bucaksızlığında
Ikamet eden bir ben var
                    Şelalenin uğultusunu bastıran
                    Damla şıplarında
                    Içine düşen insanların
                    Yürek bozucu sesleri var
Hiç bir sahil kasabasına
Sığdıramadığın bedenin
Hiç bir iskeleden
Denize atamadığın yüreğin
Kalabalığın alabalığında
Gözleri alan bakışların
Etrafına toplanan
Bakışlarından içeri dalan
Kendine gelene kadar
Senden beslenen
Fişini çekip giden
Şarjı bittiğinde
Tekrar gelip bağlanan
Nefes alanlar var
                    O kadar mı
                    Sonsuz gözüküyorum
                    O kadar mı
                    Hiç gözüküyorum
Eninde sonunda
Bir insanım
Etim butum belli
Yemeye kalksan doyurmam
Olsa olsa birkaç pirzola
Yıllardır bitemeyen
Koto pirzolası
                    Hiç deri bir kemik kaldım
                    Yine de benimle doyacak kadar
                    Hayatın açlığı var
Kendime
Kadar
Çıktığım
Yolda
Her
Sokakta
Her
Odada
                    Tenime
                    Yüreğime
                    Takılan
                    Her
                    Parçada
Kala
Kala
Azar
Azar
Biterken
                    Kendime
                    Gidecek
                    Gücüm
                    Tükenirken
Yalnızlığın
Içinde
Koşar
Adımların
Yüreğime
Yüreğime
Çarparken
                    Hangi
                    Köşede
                    Soluklanacağım
Hangi
Diyarda
Yalnızlığın
Tadını
Çıkaracağım
                    Sen
                    Bize
                    Lazımsın
                    Bakışlarında
Sen
Bizim
Için
Önemlisin
Ilizyonlarında
                    Bana
                    Kalan
                    Kendimin
                    Yırtık
                    Pırtığında
Elimde
Iplik
Iğne
Kendimi
Tekrardan
Dikişlerimde
                    Yamalı
                    Ben
                    Var
Kendim
Var
                    Iyi
                    Ki
                    Var

01.09.2011

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Aşkın sonsuzluğunda


















ksb

Aşkın sonsuzluğunda
Yüreğinin kenarındaki
Bir taşın üzerinde soluklanırsan
Aşkın koşar gider
Sen kendine kalırsın
                    Aşk durmaz
                    Seni beklemez
                    Sen de durma
                    Delileri kıskandır
                    Zamanı zamansızlaştır
Aşk
Aldığın nefestir
Nefesini tutarsan
Olmaz
                    Nefes nefese geldiğinde
                    Aşkın yaşa halinde oturmanın
                    Imkansız güzelliğinde
                    Boyun uzar
                    Gözlerin parlar
                    Dünya güzelleşir
                    Aslını aşar
Aşk
Zaman bilmez
Aşk
Durmak bilmez
Aşk
Düşünmeyi sevmez
                    Aşk
                    Geldiği gibidir
                    Geldiği gibi gider
Aşk
Geldiğinde sevindirir
Gittiğinde üzüntü verir
Nedense kimse
Iyi bilirdik demez
                    Önce
                    Diğer nefese kızar
                    Sonra
                    Kendi nefesine kızar
Zamanını kaybeder
O sırada
Kapısını çalan aşkları duymaz
Kendi zamanını çalar
Hayata kızar
                    Aşk
                    Her an gelir
                    Bittiği günün ertesinde
                    Başka hale bürünüp
                    Yeniden gelebilir
Aşkın içinde durma
Aşk gidince durma
Hep açık ol
Kapını kapatma
                    Dikkat
                    Aşk
                    Düşebilir
                    Tabelasının
                    Altında
                    Dur
                    Duracaksan
Her
Zaman
Nazikçe
Gelmez
                    Kimi
                    Zaman
                    Kafana
                    Düşer
Kimi
Zaman
Karşına
Oturur
                    Aşk
                    Bu
                    Tarifi
                    Sevmez
Karşılaştırılmayı
Sevmez
                    Her
                    Aşk
                    Kendidir
Başka
Aşka
Benzemez
                    Ansızın
                    Gelir
                    Ansızın
                    Gider
Sıradan
Güvenli
Huzurlu
Sakin
Aşk
Olur
Mu

26.08.2011

Travma sonrası








ksb


Travma sonrası
Ortaya yayılan aydınlığın
Dik nefeslerinde
Kalmadığın yerden başlanan
Kristal dokunuşlarında
Içinde ve öncesinde biriktirdiğin
Evrenin zamansızlığında
Kaç hayat var
Sen kaçsın
                    Akrep ve yelkovanın işsizliğinde
                    Durmadan dönen dünyanın
                    Sabitliğinde
                    Gitmenin kalmanın anlamsızlığında
                    Kaç kişi var
                    Sen kaç kişisin
Gökkuşağının neresindesin
Deneanın kıvrımlarında dolaşırken
Üstüne bastığın senlerin
Kucağında dinlenirken
Aldığın görevden bıkmışken
Bir duvar çıkar karşına
Bildiğini bilmeden
Atarsın kendini duvara
Merhaba travma
Merhaba ben
                    Bir sigara yakarsın
                    Evrenin içine geçmenin
                    Keyfini çıkarırsın
                    Karanlık yüzünle fazla iken
                    Aydınlığınla deli pulunu yapıştırırsın
Olsun
Herkesin bir duvarı olsun
Bilmeden yaşayacağına
Bilerek deli olsun
                    Geveze evrenin
                    Hayata yayılan seslerini
                    Duyan duysun
                    Duymayanlara fısıldasın
Elbet bir gün gideceğim
Elbet bir gün geleceğim
Kaç defa gittim
Kaç defa geldim
Hiç bilemedim
Hiç düşünmedim
                    Ben kadar olmanın
                    Yokuşlarında kaldım
                    Ben kadar yaşamanın
                    Nefeslerine sıkıştım
Basit keyiflerin kucağına oturdum
Zamanın dilimlerini adımladım
Bir insan boyu yolu
Bir hayata sığdıramadım
                    Evren kadarım
                    Bir insana ulaşamaz kadarım
Sevmenin
Dokunmanın
Paylaşmanın
Anlamanın
Dinlemenin
Düşünmenin
Bütününe
Varamadan
                    Oldum
                    Oldum
                    Turlarında
                    Dolaşırken
Hamlığımın
Evren
Ağrılarında
Kaldım
                    Herkesi
                    Dinleyerek
                    Kendime
                    Ulaşamadım
Herkesi
Severek
Kendime
Ulaşamadım
                    Herkesi
                    Anlamaya
                    Çalışarak
                    Kendime
                    Ulaşamadım
Herkese
Dokunarak
Kendime
Ulaşamadım
                    Herkesle
                    Paylaşarak
                    Kendime
                    Ulaşamadım
Herkesi
Düşünerek
Kendime
Ulaşamadım
                    Kendimi
                    Kaybettim
Kendimin
Peşindeyim
                    Duvarımı
                    Bekliyorum

26.08.2011

21 Ağustos 2011 Pazar

Yüreğimin karanlığına
















ksb

Yüreğimin karanlığına
Ateş böceği açtırırsın
Vazgeçtiğim dokunuşlara
Taze ingalar söyletirsin
Yitirdiğim anlamlara
Yeni alfebeler öğretirsin
Bıktığım dünyaya
Bambaşka büyük patlamalar yaşatırsın
Sıkıldığım hayata
Kocaman yüreğini sunarsın
Kimsin
                    Tam bitirdim derken
                    Yeniden başlatırsın
Bırak gideyim
Güzelliğinle beni umutlandırma
Bırak terk edeyim
Bakışlarınla beni mıhlama
Bırak hiçlikte kalayım
Tek başına kalabalığınla beni şımartma
Bırak çıkmaz sokağımda kalayım
Elimden tutup beni samanyoluna götürme
                    Bırak
                    Beni
                    Bana bırak
                    Biriktirdiğim boşlukta kalayım
                    Altı delik kabımı duvarıma asayım
Elimden tutma
Yüreğimi canlandırma
Bakışlarımı armağan etme
Çizikparça tenimi sıyırma
Bırak
Beni bana bırak
Hazır alışmışken
Hayatımı anlamdırma
                    Sana kıyamam
                    Sana hayır diyemem
                    Gözlerinde kalamam
                    Içine sığamam
Bırak
                    Beni
                    Bana
                    Bırak
Kalmadığım
Yerden
Devam
Edeyim
                    Seni
                    Yüreğime
                    Nazar
                    Boncuğu
                    Diye
                    Takayım
Sen
Yaşa
Başkalarının
Umudu
Anlamı
Hayatı
Ol
                    Beni
                    Bana
                    Bırak
Sen
Durma
Hayatını
Yaşa
                    Arasıra
                    Beni
                    Rüyanda
                    Gör
                    Bana
                    Yeter
Sen
Olmayan
Dünyalara
Bile
Bedelsin
                    Ben
                    Bedelsiz
                    Hayrat

21.08.2011