27 Nisan 2013 Cumartesi

Aşktım da geldim

 













ksb

Aşktım da geldim
Ten hapisanesine kilitlendim
Ellerim dün de kaldı
Tutuşlarım zincirlendi
Yüreğim arafta zindanlandı
Kalışlarım azat edildi
                    Bakışlarıma kör tapa takıldı
                    Dokununuşlarıma belki sarıldı
                    Kucağıma girilmez tabelası asıldı
                    Tenime u dönüşü yapıştırıldı
                    Sabahlarıma loş serpiştirildi
                    Gecelerime hacı kalmaz sallandı
Yaşıyorum
Gece sabah eşitsizliğinde
Nefes alıyorum
Ecnebi odaların lacisinde
Kulaç atıyorum
Kıyıdaki masaların ufuğunda
Kanat çırpıyorum
Yeraltı gürültülerinde
                    Kimsesiz sessizim
                    Kalabalık şimşekliyim
                    Griden haberim yok
                    Uçulmayacak uçlardayım
Çaresizlere
Çare sizsinizlerim
Mutsuzlara
Mut sizsinizlerim
Umutsuzlara
Umut sizsinizlerim
                    Ama sadece diyenim
                    Duyup anlama kısmına
                    Müdahil değilim
Ben
Kendim
Kadar
                    İnsanlar
                    Kendileri
                    Kadar
Hayat
Geldiği
Kadar
Mantrasının
Suyunu
Sağıyorum
                    Saka
                    Oluyorum
İster
Kana
Susa
İç
                    İster
                    Yüreğinden
                    Aşağıya
                    Döküp
                    Yıkan
İstersen
De
Tekmele
                    Benden
                    Bu
                    Kadar
Su
Yolunu
Anlatır


27.04.2013

Kollarını açmış ağaç gibi

 










 
ksb

Kollarını açmış ağaç gibi
Tenini sermiş deniz gibi
Özgürlüğe kanatlanmış martı gibi
Yüreğini derinlemiş ada gibi
Bir köşede duruyorum
Gelip geçene bakıyorum
                    Dar zamanlarda görünüyorum
                    Bol anlarda hatırlanmıyorum
Uzun yolların molasıyım
İçiriyorum dinlendiriyorum
Kendine getiriyorum
Yola bırakıyorum
                    Ait olamıyorum
                    Her şeyimi veriyorum
                    Sahip olamıyorum
                    Bütünümü sunuyorum
Gün yüzü görmemiş tenlere
Gece yarısı doğuyorum
Dert kuyusuna düşmüş yüreklere
Kova olup yukarı çekiyorum
Ben kuyunun başında kalıyorum
Onlar el sallamadan gidiyor
                    Bir köşede duruyorum
                    Gelip geçene bakıyorum
Güneş ışığında görünmüyorum
Hain puslu havalarda görünüyorum
Her dokunuşta azalıyorum
Kendi kendime şarj oluyorum
                    Masaların meşhur mezesiyim
                    Gecelerin aranılan sandalyesiyim
                    Yangınların itfaiye eriyim
                    Kuraklıkların sağanağıyım
Aynı
Köşede
Duruyorum
                    Ceplerime
                    Hiç
                    Dolduruyorum
Gelip
Geçene
Bakıyorum
                    Seçmeden
                    İçime
                    Alıyorum
Sen
De
Ne
İç
Varmış
Demekten
Kendimi
Alamıyorum
                    İstiap
                    Haddimi
                    Aşıyorum
Dikkat
Tehlikeli
Madde
Oluyorum
                    Bildiğiniz
                    Köşede
                    Duruyorum


27.04.2013

Kırmızı zamanlarında

 









ksb

Kırmızı zamanlarında
Ten kıyısı dalgalarında
Martı süzülüşü dokunuşlarında
Deniz kokusu kıvrımlarında
Dolunay odaya asılır
                    Geceyi küçültürken
                    Sabaha koşarken
                    Dünü yarını unutmuşken
                    Son vapur kalkar
                    Kendi iskelesine yanaşır
Güneş yüzünü aydınlatır
Kuşlar dallara anlatır
Topuk sesleri sokağa düşer
Gece kendini unutturur
Yaprakların ışık oyunları başlar
                    Kahve sigarasını bulur
                    Rakı kokusu dağılır
                    Kırmızı turunculaşır
                    Bulutun yanına lacivert olur
                    Güneşin yarıdan öteye gitmesi beklenir
Deniz kıyısına yanaşılır
Martılarla bakışılır
Dalga seslerine yudumlar karışır
Arada kalkıp taş sektirilir
Güneş rakıya doğru batar
Her yudumda dolunay
                    Her gece kırmızı olmaz
                    Sohbet kıyısı dalgalarında
                    Martı süzülüşü kelimelerinde
                    Deniz kokusu mezelerinde
                    Dolunay masaya asılır
                    Yine kırmızıdan konuşulur
Herkes
Konuşur
Herkes
İster
                    Kimi
                    Naz
                    Yapar
Kimi
Erteler
                    Her
                    Gece
                    Yaptığına
                    Yeni
                    Anlamlar
                    İster
Dokunarak
Yaşamayı
Sevmiyoruz
                    En
                    Anlamlı
                    Dokunmayı
                    Beklerken
Bir
Köşede
Kalıyoruz
                    Hiç
                    Bir
                    Parmak
                    İzi
                    Ötekine
                    Benzemez
Kırmızı
Mürekkepli
Dikdörtgen
Gibiyim


27.04.2013

25 Nisan 2013 Perşembe

Hisli bir havada

 

















ksb


Hisli bir havada
Yürekkuşağının altında
Derinine denk gelen mavide
                    Üç imkansız harfin
                    İçine dizilişinde
Deliler ormanında
Ağaç olmanın heyecanında
Artık sen yoksun
Tanışmadığın var
                    Kendini
                    Bilmediğin sorularda
                    Bulacaksın
Kendini
Görmediğin bakışlarda
Yakalayacaksın
                    Kendini
                    Duymadığın kelimelerde
                    Okuyacaksın
Hayatın en güzel nefesini
Yerden yere vurup
Başına koyacaksın
Yere vuracaksın
Başına koyacaksın
                    Kendinin en mutlu halini
                    Dipsiz karanlıklarda
                    Uçsuz aydınlıklarda
                    Zifiri gündüzlerde
                    Mavi gecelerde
                    Yaşatacaksın
Delireceksin
Delirdiğine sevineceksin
Aşıklar koğuşunda
Seviyorum diyeceksin
                    Onunla bir gün için
                    Takvimleri yırtacaksın
                    Onun bir bakışı için
                    Gördüklerini uçuracaksın
Ona dokunduğun an nefes alacaksın
Ondan uzaklaştığın her adımda küçüleceksin
                    Ona
                    Sarıldığında
                    Tek
                    Kişi
                    Olmayı
                    Hissedeceksin
O
Yanında
Uyuduğunda
Seyrinden
Delireceksin
                    Onunla
                    Tartıştığında
                    Kanapenin
                    İki
                    Ucunun
                    Ne
                    Kadar
                    Uçsuz
                    Olduğunu
                    Öğreneceksin
O
Yanındayken
Doğacaksın
Yanında
Değilken
Öleceksin
                    Var
                    Mısın
                    Delirmeye
                    Kendinden
                    Öteye
                    Gitmeye
                    Diyenlere
Yüreğin
Götüne
Vura
Vura
Koşacaksın
                    Sıradanlık
                    Kurtarsın


25.04.2013

Suretsiz bakışların

 













by FE


Suretsiz bakışların
Arka kapalı kalışların
Toz ten grilerin
Lacivert altı sabahların
İlk vapur aydınlığının
Tekerlemelerinde yürüdüm
Zamansız büyüdüm
                    Bir çok şehire gittim
                    Sayısız odalara girdim
                    Gereksiz kelimeler harcadım
                    Tenimi serpiştirdim
Bir bakış bir dokunuş
Bir dalış bir kucaklayış
Bir anlam bir derinlik
Aradım durdum
Buldukça buldum
                    Görünmeyen boşluğu
                    Tıpalayamadım
Ne kadar büyükmüş ki
Yüzlerce insana
Bol geldi
Oysa yaz yağmuru damlasıydı
                    Yüreğimi görünmeyene bıraktım
                    Suretimin altına tenimi konuşladım
                    Karacakaranlık gecelerde
                    Benmişim gibi daldım
                    Yüreksizdim vurgun yedim
                    Aldırmadım sarardım
Loş pantoneli odalarda
Değerli insanların anlarında
Bile gide arşınladım
Bir karış uzamadım
                    Çift taraflı mont oldum
                    Bir tarafı yürekli
                    Diğer tarafı tenli
Tenli tarafım
Güneşle soldu
Kuraklıkla yaşlandı
Rüzgarla dövüldü
Tarumar oldu
                    Yürekli tarafım
                    Cillopları kıskandırdı
Bıkmadım aramadım yaşadım
Nehire düşmüş yaprak gibi
                    Bilmediğim
                    Deltaya
                    Aktım
Tek
Başıma
Biriktirdim
Kalabalıklarla
Harcadım
                    İnsanlarım
                    Çoğaldı
                    Tenim
                    Azaldı
Dokunuşlarım
Soldu
Bakışlarım
Flulaştı
                    Durmadım
                    Bitmedim
Bitmeme
Durmama
Cezasına
Çarpıldım
                    Bir
                    Sigara
                    Yaktım
Dumanından
Sıfırlar
Yaptım
                    Hayatı
                    Gördüm
Tek
Tarafı
Kalmış
Eski
Montumla
Dolaşıyorum
                    Acılar
                    Yarım
                    Kalmışlar
                    Kızgınlıklar
                    Bıkkınlıklar
Edepsizlikler
Dargınlıklar
Vazgeçmişlikler
Geceler
                    Alıyorum
Ustam
Ölmüş
Ben
Hala
Yaşıyorum


25.04.2013

24 Nisan 2013 Çarşamba

Gök utandı

 














by FE


Gök utandı
Göz yaşları kanatlandı
Karanlık denizden fışkırdı
İstanbul yaşlandı
Ayaklarını uzattı
Bir sigara yaktı
                    Geçmişin derin suları
                    Sahile vurdu
                    Unutulmuş savaşlar
                    Bulutlardan sarktı
                    Galata Kulesi gördü
                    Gençlik yıllarına döndü
Vapurun pervanesi
Dalgaları dövdü
Ağlattı köpük oldu
Hayatı peşine taktı
                    Gidilmemiş iskeleler canlandı
                    Halatları kucakladı
                    Yaklaşık yolcu adedi
                    Bilmediği yerde indi
                    Görmediği kahvede kalakaldı
                    Çaylar unutulmuştandı
Koşa koşa gece geldi
Güneşi tokatladı
Gece yolcusu martıları
Kahveyi yakınladı
Havaya atılan sigaraları yaktı
                    Dünya uydusuna küstü
                    Ay yakamozlara içini açtı
                    Gece arada kaldı
                    İnsanlara karardı
Vapur ıslığını çaldı
                    İnsanlar
                    Uyandı
Her
Zaman
Ki
İskeleyi
Görünce
Sevindi
                    Oysa
                    Aynı
                    İskeleydi
Her
Gün
Gördüklerimizi
Görmüyoruz
                    Eski
                    Kayıtlardan
                    Bakıyoruz
Yaşadığmız
Güzellikleri
Görmüyoruz
                    Başkalarını
                    Özlüyoruz
Kaybetmeden
Fark
Etmiyoruz
                    Görmediklerimizle
                    Yaşıyoruz
Dünya
Uydusuyla
Barıştı
                    Gece
                    Buna
                    Çok
                    Sevindi


24.04.2013

Aşksız hayatın

 







ksb
 

Aşksız hayatın
Dar sokaklarında
Bir yürek uçumu anların
Bitmeyen nadasında
                    Üç imkansız harfin
                    Yüreğe dizilemeyişlerinde
                    Ten soluklu gecelerin
                    Açamayan çiçeklerinde
Dokunsal yüzeylerin
Yürek verilemeyen sığlıklarında
Aradan sıyrılan
Yakın dokunuşların
Nefes molalarında
                    Güzel bir günün
                    Takvime yazılışlarında
                    Uçuşan kelemelerin
                    Denize dalışlarında
                    Martı süzülüşlerinde
Bir yaprak daha yırtılıyor
Hayattan eksiliyor
                    Kaç yaprağımız olduğunu bilsek
                    Şimdiki benlerimizin neresinde oluruz
Neleri bırakırız
Neleri alırız
Nereye gideriz
Kime kalırız
                    Koşturur muyuz
                    Sallamaların ortasında
                    Demlenir miyiz
Kaç yaprağımız olduğunu bilsek
Şimdiki benlerimizin neresinde oluruz
                    Ertelediklerimizi
                    Yaşar
                    Mıyız
Dokunmadıklarımıza
Dokunur
Muyuz
                    Kalamadıklarımıza
                    Kalır
                    Mıyız
Varamadıklarımıza
Varır
Mıyız
                    Söylemeyemediklerimizi
                    Söyler
                    Miyiz
Duyamadıklarımızı
Duyar
Mıyız
                    Bırakamadıklarımızı
                    Bırakır
                    Mıyız
Alamadıklarımızı
Alır
Mıyız
                    Tek
                    Bildiğimiz
                    Gerçeğe
Pişmanlıklarla
Gideriz
                    Kısmet


24.04.2013