21 Aralık 2009 Pazartesi

Rüzgar kovalıyor


 











by OM

Rüzgar kovalıyor
Tenler
Kıyıya vuruyor
Sere serpe
                    Son geceleri
                    Vücutlarında
                    Kumsalın çıkmazında
                    Uzanıyorlar
Tenkurtaran
Istediğini kurtarıyor
Ten teneffüsü
Sonrasında
Şanslı olan
Kıyıdan uzaklaşıyor
Hayata karışıyor
Son kurtuluşun
Telaşında kuruyor
                    Aklında
                    Tenkurtaran
Sahafın
Kuruyan tenler
Rafından
Yol
Gösteren
Kitabı
Alıyor
                    Her
                    Sayfası
                    Ayna
Kendi
Kendine
Dokunuyor
Kumsalda
Sere serpe
Kuma
Karışıyor

20.12.2009

20 Aralık 2009 Pazar

Gizin içindeki











by UK


Gizin içindeki
Kırıntının
Ekmek olması gibi
Hayatın çözümü
                    Kırıntı ile büyüyen
                    Ekmek ile boğuluyor
                    Kimse biriktirmiyor
                    Unutuyor
Düş sokağının
Intihar eden yaprakları
Mavi kırmızı
Asılı kalıyor
                    Dolunayı
                    Duvarına asanlar
                    Gerçeğe dokunmuyor
Suretler
Tramvayın koluna
Takılıyor
Kendisiz
                    Kimliği olmayanlar
                    Pasaport alıyor
                    Hayata açılıyor
                    Hükümsüz
Karanlığa inat
Bir mum yaşıyor
Deli rüzgarın
Ihanetine karşı
Titremiyor
Aydınlatıyor
                    Ilk patik
                    Kırkbeş numara
                    Oluyor
                    Hayat büyümüyor
                    Kapının üstüne
                    Asılıyor
                    Uğurlar olsun diye
Altından geçen
Kız oluyor
Kızgın
                    Bükülen zaman
                    Kapıyı açmıyor
                    Şifre saklanmış
                    Kendini hatırlamıyor
Rüyalarda
Yaşanan
Bilinç6
Kendini ortaya
Koyamıyor
Anlaşılmaktan
Korkuyor
                    Sığnılan limanlar
                    Karaya ulaşmıyor
                    Yalnızlık
                    Kendine dokunuyor
Bilinen gerçek
Yalnızlık
Tavan arasında
Bizi bekliyor
                    Yaşanan eksik
                    Bilinçin tavanı
                    Aralık
                    Hayat
                    Orada saklanıyor
Kırmadan konuşmanın
Üzmeden anlatmanın
Sokakları uzay
Kelimeler bulmaca
Cümleler uzun
                    Hiç
                    Sözlük anlamından
                    Taşıyor
                    Tavan arasının
                    Değerli kutusunda
                    Nefes alıyor
Hiç
Sözlüğün
Adı
Bütün
Sayfaları
Hiç
Ile
Kucak
Kucağa
                    Hayat sepetinin
                    Içinde
                    Seçmece yürekler var
Biri içki
Biri çerez
Biri kendi
Geriye sepet
Kalıyor
Herşey tüketiliyor
                    Yüz mumluk
                    Ampul
                    Bir mum kadar
                    Isıtmıyor
Herkes yetkin
Herkes akıllı
Herkes sevgi
                    Kim kimse
                    Kimse kim
Yazmak
     Gitmek kalmak
     Arasında
     Bir durak
Terketmenin
Zamanını uzatan
Bir durak
                    Yazmasam
                    Mı
                    Acaba
Şarkı
Sevmek
Gibisi
Yok
Diye
Sesleniyor
Kimi


19.12.2009

Seni














by OM



Seni
Hayal ettim
Gece ışıklarının
Gölgesinde
                    Kayıp dokunuşlar
                    Çekmecemi açtım
                    Değerli dokunuşlarımı
                    Yanıma aldım
                    Yanına geldim
Uzaktan
Sana baktım
Gülümsemeni yakaladım
Sevmeye geldim
                    Cam kırıklarını
                    Ayıkladım teninden
                    Usulca
                    Iyileştirdim yaralarını
                    Bize kalmasınlar diye
Dokundum
Teninin doğuşuna
Yüreğinin
Saklandığı
Odasından çıkışına
                    Geçmişi kilitledim
                    Geleceği başka dünyalara
                    Gönderdim
                    Bize
                    Anı bıraktım
Sevmeyi seninle
Öğrendim
Seninle sevişirken
Yürek orgazmını
Yaşadım
                    Sabahları
                    Kendim gibi
                    Uyandım
Uykuna kahvaltıyı hazırlarken
Sana şarkılar fısıldadım
Hayatıma uyandığında
Başucundaydım
Elinden tuttum
Kucağıma aldım
Sana bakakaldım
                    Sen
                    Günün telaşını yaşarken
                    Ben
                    Sana yazdım
Yokluğunda
Güneşin batmasını
Bekledim
Sabırsızlıkla
                    Sensizliğin ortasında
                    Gündüzler uzun
                    Geceler kısa
                    Oldu hayatımda
Yetmedi
Sensiz zamanlar
Bize kalan zamanları
Çaldı
Hafta sonları
Inadına kısaldı
                    Sigaramın dumanı
                    Peşinden geliyor
                    Yokluğunda
                    Yalnızlık kahvem
                    Kapıdan çıkıp
                    Sana koşmak
                    Istiyor
                    Satırlarım
                    Gelişini uzatıyor
Ne kadar olsan
O kadar yetmezmiş
Gibi hayat
                    Bilinmeyene yazarken
                    Bilinenden çalınan
                    Satırlar var
Kendi hırsızım
Oluyorum
                    Senin gibi birine
                     Yazıyormuş gibi
                    Bilinmeyene yazmak
Aşk
Denince
Bildiğim
Sensin
                    Dışarıya çıkıyorum
                    Yol park bank
                    Farketmiyor
Herşey
Iki kişilik
                    Tek başıma
                    Sığmıyorum
Dolmuşa
Iki kişilik
Para veriyorum
Motora iki kişilik
                    Sensizliği
                    Seninle yaşıyorum
Bilinmeyen kadın
Satırlarının
Içinde
Illaki sen de
Geçiyorsun
                    Bildiğim
                    Kadarsın
                    Bildiğin
                    Kadarım
Bilinmeyen kadın
Daha şanslı
Onu kaybetmedim
Beni kaybetmedi
                    Yine de yaşıyorum
                    Ne senden az
                    Ne senden fazla
Birşey
Istediğim yok
Satır olması yeterli
Böyle iyiyim
                    Bilinmeyen kadın
                    Bilinen kadın olduğunda
                    Bakacağız
Aşk var mı
Bir tane mi
                    Istediğimden değil
                    Satır
                    Olsun
                    Hayata
                    Kalsın
Bir
Ara
Okuduğumda
Tebessüm
Bıraksın
                    Hayata
                    Kalsın


19.12.2009

19 Aralık 2009 Cumartesi

Süzülüyordum









by UK


Süzülüyordum
Hayatımın üzerinden
                    Kuşbakışı izledim
                    Yaşadıklarımı
                    Yaşayacaklarımı
Kendini izlemenin
Hem yorgunluğunu
Hem de mutluluğunu
Içime çektim
                    Çok uzun sürmedi
                    Bir iskeleden
                    Diğerine
                    Uçuş zamanı gibiydi
Birbirine benzeyen
Geceler
Tek bir geceye
Toplanmıştı
                    Benzer gecelerimin
                    Gündüzlerimin
                    Çokluğu şaşırttı
Ne çok şey
Yaşadığımı düşünürken
Tekrar anlarımın
Tekrar insanlarımın
Arasında kaldım
                    Rakı aydınlığı
                    Bira güneş batışı
                    Zamanlarında
                    Tekrarlanan
                    Sohbetlerin
                    Dayanılmazlığında
Anlamadan
Dinlemişim
Anlamadan
Konuşmuşum
                    Çoklarca cümlenin
                    Yerine
                    Tek bir söz
                    Yetecekmiş
                    Anlarımı izledim
Hiçbir şey yapmıyoruz
Yoruz gibi yapıyoruz
Kızıyoruz
Kızgına kendimizi
Bırakıyoruz
Üzülüyoruz
Binlercesinin içinden
Özenle seçiyoruz
                    Gelişiyoruz
                    Aynı yerde
                    Nefes almaktan
                    Vermekten
                    Geriliyoruz
                    Gerginiz
Izleri takip
Ediyoruz
Geldiğimiz yolu
Unutuyoruz
Geldiğimizi
Zannediyoruz
Anlarını
Kendimi
İzlerken
Hatırladım
                    Beş iken
                    Üçlerin arasında
                    Soluk aldıktan sonra
                    Iki olarak
                    Yola devam ediyoruz
On
Olduğunu
Farketmiyoruz
Kareleri
Kanadıma yapıştı
Yaşadıklarım yetti
                    Yaşayacaklarımı
                    Bir sonra ki
                    Uçuşa
                    Ya da
                    Sonsuzluğa
                    Bıraktım
Diğer
Iskeleye
Ulaşmaktan
Vazgeçtim
                    Bir
                    Sandalın
                    Küreğine
                    Kondum

19.12.2009

18 Aralık 2009 Cuma

Kendileri yitik














by OM


Kendileri yitik
Yüreklerle yaşamanın
Imkansızlığında
                    Dünden kalan
                    Içkilerin
                    Bugünde telef edilme
                    Yudumunda
Ben asfaltım
Insanlarım
Üzerimden geçen
Arabalar
Modelleri önemsiz
                    Açmayan güneşsiz
                    Gecelerin
                    Isimsiz sokağında
                    Adımlarım saklı
Kanatları yapışık
Martıların
Bugün toplantısında
Konuşmacı olmanın
Suskunluğunda
                    Bütünümü verdiğim
                    Eksik aşkların
                    Sevdasında
Yüreği kadar
Olduğunu bilmenin
Bugün aydınlığında
                    Dune kızgınlığım
                    Anlayışla buluşuyor
Yine de
Denk gelseydi
Sözleri
Duvarlardan
Yüreğime çarpıyor
                    Bıkkınlığım
                    Yalnızlığımla
                    Buluşuyor
Eklenen
Satırlar
Hayat
Çıkmazında
Kayboluyor
                    Deli bir rüzgar
                    Tenimi çiziyor
                    Özlemlerimin
                    Dövmesi oluyor
Bir mum yanıyor
Hatıraların anısına
Son dalga
Sevdalı
Kıyısına kavuşuyor
Gökkuşağı
Yağmuru beklemiyor
                    Yitik yitik
                    Soluyan nefeslerin
                    Anaforunda
                    Köklerim çatırdıyor
Anlayışlarım ebe
Yorgunluğum kurt
Saklandığı yerden
Çıkmıyor
                    Deniz
                    Fenerine
                    Taşınıyorum
Işık
Ben
Değilim
                    Kendi
                    Kendine
                    Çakıyor

18.12.2009

17 Aralık 2009 Perşembe

Metropolün














by OM


Metropolün
Sayılmayan nüfusunda
Yaşarken
Arnavut kaldırımları
Arasında
Yürek gezilerine
Çıkmışken
                    Kırçiçeklerim
                    Ben ben koktu
Gidilmeyen kasabanın
Sahilinde
Yokluğuma sarılmış
Sevdalı kadınım
Özlemime düştü
                    Antibiyotik
                    Dokunuşlarım
                    Tenimi kuruttu
Çıngıraklı yoğurtçunun
Omuzlarında saklanan
Hayat izlerim
Imbatın peşisıra
Kordon a kondu
                    Bira ile başlayan
                    Merhaba
                    Havalar soğudu
                    Rakısına ulaştı
Gelmeyeceğini
Bile bile
Beklenen zamanların
Canı sıkıldı
Herkes
Imdat frenine
Asıldı
                    Vapurun
                    Lüks mevkisinde
                    Oturanların
                    Biletleri iptal oldu
Oyuncakçı dede
Malulen emekliye
Ayrıldı
Misteklerim
Tavan arasına
Atıldı
Yine
Sigara yakıldı
                    Sol lobum
                    Sağ lobuma küstü
                    Detaylarım
                    Genele karıştı
Inadına
Hayat uzadı
Saklı tenimin
Sandığı
Yatak odamdan
Taşındı
Sırt çantam
Arabanın bagajında
Kaldı
                    Gidemez
                    Kalamaz
                    Oldum
Çocukluğumun
Ateşli geceleri
Gençliğimin
Deli kanı
Ahşap çerçevenin
Içinde yaşadı
                    Bıktım
                    Bıktırdım
Bir bardak suyun
Tutsaklığında
Şelalenin altında
Sonbahar yaprağı
Tenim
Tacirliğe soyundu
                    Çıkmaz pasajın
                    Son dükkanında
                    İlk tezgahın
                    Üzerindeyim

17.12.2009

16 Aralık 2009 Çarşamba

Bir pencerenin





ksb

Bir pencerenin
Teninde
Yağmur damlası
Gibi kaldım
                    Aktım aktım
                    Bir köşede durdum
Geldiğim yolu izleyen
Başka bir damlanın
Içime düşmesini
Bekledim
                    Sisli denizin
                    Iç aydınlığında
                    Karayı görmeyi
                    Bekleyen
                    Kazazedeler gibi
                    Bitkinim
Kırkbeşyıl savaşlarında
Devasa ordunun
Çemberi ortasında
Onlarla savaşmayan
Tek kişilik
Bir ben varım
                    Beni yenmek
                    İstemiyorlar
Savaşmayanla
Savaşmak
Devasa orduyu
Sinir ediyor
Yenersek
Bu savaş biter
Ortamızda
Kalmaya
Mahkum
Ol
Diyorlar
                    Yürüyüp gidiyorum
Bensiz
Düşmansız
Kendi kendilerine
Savaşıyorlar
                    Hayat savaşı
                    Yıkıntıları arasında
                    Yürüyorum
Dokunacak
Birşey kalmamış
Yıkıntıların arasında
Yürüyorum
                    Ayakkabılarım bitiyor
                    Yalın kalıyorum
Gideceğim
Bir şehir kalmamış
Yüzeceğim denizler
Çekilmiş
                    Yarısını kaybetmiş
                    Elmalar gibi
                    Yüreğim ortada
                    Yürüyorum
Gitgide
Rengim soluyor
Suyum kuruyor
Kararıyorum
                    Biri beni
                    Bitmeden
                    Isıra ısıra yese
                    Geriye kalanımı
                    Toprağa
                    Atsa
                    Üzerime
                    Yağmurlar
                    Yağsa
Yeniden
Topraktan
Çıkıp
Aynı
Yere mi
Düşerim
                    Newton



16.12.2009