11 Haziran 2009 Perşembe

Hayatı boyunca

Hayatı boyunca
Mutlu olmamış
Evliliklerin yaşayanları
Çocuklarına evlenin
Öğütlerini verirken
Intikam mı almak isterler
                    Ben çektim
                    Seni doğurdum
                    Senin büyümeni bekledim
                    Ayrılamadım
                    Hayatım bitti
                    Senin de bitsin
                    Duygusuyla mı bakarlar
Evliliğim kurtulsun diye
Seni dünyaya getirdim
Kurtarmadın
                    Ben daha çocukken
                    Seni kucağımda buldum
                    Kendimi yaşayamadım
Evime ekmek getireceğim
Okullara göndereceğim
Gece gündüz çalışacağım
Sana gelecek hazırlayacağım
Derken
Beni başka kadınlara
Gizli gecelere sürükledin
Mutsuz oldum
Sen de baba ol da
Gör bakalım mı
Demek isterler
                    Koca koca adamlara
                    Koca koca kadınlara
                    Bana mı sordunuz
                    Demezler mi
Kendinizi bilmeden
Her şeyi bilerek
Hayatın içinde
Koştururken
Bir de beni
Kendi karmaşanızın içine
Orgazmsız gecelerinizden
Niye eklediniz
Demezler mi
                    Ya da
                    Mutsuz eklenenler
                    Eklemeye devam ederlerken
                    Ya tutarsa
                    Diye mi düşünürler
Bir çiçeği
Ya tutarsa diye ekersin
Bir bileti
Ya tutarsa diye çekersin
Bir insanı
Ya tutarsa diye seversin
Bir çocuğu

11.06.2009

9 Haziran 2009 Salı

Sabırsız

 
Sabırsız
Ilkbahar çiçekleri
Gibiyim
Insanlara açıyorum
Yüreğime
Karlar yağıyor
Çiçeklerim
Toprakla buluşuyor
Meyvelerine dokunamadan
Kolu kanadı
Kırılıyor
                    Mevsimimi
                    Bekleyemeyi bilmiyorum
                    Illaki
                    Hemen açacağım
                    Kucağımı
                    Mevsimler
                    Bana açmadan
Sonra
Donup kalacağım
Aksak dallarımda
Hüzünle kalacağım
                    Bir gün
                    Içime kapanacağım
                    Çiçeklerimi açmayacağım
                    Kuruyacağım
Yağmur bile yağsa
Benim gövdeme
Isabet etmeyecek
Sağanak altında
Kuruyacağım
                    Uzaktan bakacaklar
                    Zavallı ağaç
                    Erken kurumuş
                    Diyecekler
Bir bardak suyu
Koca gövdeme
Çok görecekler
                    Bir daha ki
                    Hayatımda
                    Çiçek açmayacağım
Çiçeklerimi
Içimde kurutacağım
Kokularından
Kafayı yiyeceğim
                    Ama
                    Açmayacağım

09.06.2009

7 Haziran 2009 Pazar

İskelenin ucunda

 
Iskelenin ucunda
Ayaklarım denizin
Kucağında
Dalmışım
Ufukla denizin
Veda anına
                    Yanımda
                    Özenle seçilmiş
                    Deniz taşları
                    Kimi parlak
                    Kimi üzgün
                    Denize atasım geliyor
                    Kıyamıyorum
Güneş
Denizden sekiyor
Ay
Sırasını bekliyor
Arada kalmışlığım
Öncesini ve sonrasını
Merak etmiyor
                    Halinden memnun
                    Arada kalmadım
                    Anım diyor
Bu an
Iskelediyim
Şu an
Kimbilir
                    Son noktanın
                    Vurulacağı anı bilsek
                    Şimdi ki benlerimizin
                    Neresinde oluruz
                    Sorusunu merak etmiyor
                    Anım diyor
Ayağa kalkıyorum
Taşlarımı iskeleye
Armağan ediyorum
                    Parmak arası
                    Kumsalındayım
                    Ince kumlar
                    Parmaklarımla
                    Oyun oynuyor
                    Umursamıyorum
Herhangi bir tarafa
Doğru yürüyorum
Bilmeden gitmenin
Sürprizlerini seviyorum
                    Işte bir deniz kabuğu
                    Diğer tarafa yürüsem
                    Belki karşılaşmayacağım
                    Ya da daha güzelini
                    Göreceğim
Bir deniz kabuğu
Bir insan
Bir hayat
                    Her yöne
                    Aynı an da
                    Gitmenin bir yolunu
                    Bulana kadar
                    Gittiğim yer
                    Benim yerim
Diğer tarafı
Merak ederek
Buranın anlamını
Kaybedersem
Nereye gitsem
Boş
                    Dolu
                    Dikkat
                    Tehlikeli araç

07.06.2009

6 Haziran 2009 Cumartesi

Gitarın tellerin

Gitarının tellerini
Damarlarından yapan
Bir müzisyen tanıdım
Önceleri şaşırdım
Sonra ise inanamadım
                    Hayata eklediği güzelliklere
                    Kendi hayatını ekleyen
                    Yüreğine taptım
Hiç bir şeyi
Bu kadar sevmediğimi
Fark ettim
                    Önceleri
                    Kendimi terk ettiğim
                    Insanlarım oldu
Bir köşede unuttuğum
Sadece ona koştuğum
Insanlarım oldu
                    Ama
                    Her zaman
                    Unuttuğum köşede
                    Kendimi bekler buldum
                    Ve buluştuk
Kendimden niçin
Vazgeçemiyorum
Bu kadar önemliysem
Niçin başkalarına koşuyorum
                    Yoksa
                    Başkalarıyla mı
                    Kendimi buluyorum
Ne kadarı kendim
Ne kadarı başkaları
Nasıl karıştırlmalı
Kendi özüme ulaşmalı
                    Bilmiyorum
                    Bildiklerim değişiyor
                    Yeniden biliyorum
Bıkmadan gidiyorum
Kendimin peşinden
                    Kimi gün
                    Kimi hayat
                    Kimi sonsuz
                    Geliyor
Sonsuzluğun ortasında
An kadarım
Kalabalığın içerisinde
Yalnız kadarım
                    Ama
                    Insan bağımlısıyım
Sevmesemde
Kırılsamda
Gitsemde
Tamam artık desem de
Insan bağımlısıyım
                    Istanbul
                    Gibi insanlar
                    Her şey içlerinde
Kiminin boğazına vuruluyorum
Kiminin yedi tepesine
                    Terk ediyorum
                    Gözümü açtığımda
                    Yine Istanbul dayım
Ne insanlardan
Ne de Istanbul dan
Gidemiyorum
                    Her gidişim
                    Gidiş dönüş

06.06.2009

3 Haziran 2009 Çarşamba

Fotoselli tenlerin

Fotoselli tenlerin
Karşısına gelince
Kendiliğinden açılıyor
                    Bütün sokaklar
                    Zürafa sokak
Muhallebiciler kapandı
Saklambaç oynanmıyor
Ekranlarda
Parmak izi yerine
Ten izleri kalıyor
                    Her şey sırasıyla yaşanıyor
                    Şimdi kadın zamanı
                    Göster pipini anları bitti
                    Amazonlar geldi
Artık
Erkeklerin başı ağrıyor
Iyi oldu
                    Önce sen
                    Sonra ben
                    En sonunda
                    Biz olduğumuzda
Dokunmanın
Anlamı kendini bulacak
Belki o zaman
Anlaşılacak
Paylaştığımız güzellikler
Yaşadığımız heyecanlar
                    Güneşe uzak
                    Yıldızlara yakın zamanlar
Yanında uyuyanı seyretmeler
Havai fişek sevişmeler
                    Odalara konuk olacak
                    Tenler kendileriyle buluşacak

03.06.2009

2 Haziran 2009 Salı

Mıgırca yaşıyoruz


Çok şey söylüyoruz
Hiç bir şey anlatamıyoruz
                    Söylemek istediklerimizi
                    Biliyoruz
                    Ama anlatamıyoruz
Belki
Anlamıyorlar diyoruz
Kendimizi anlıyor muyuz
                    Bilmediklerimizi
                    Bilmek
                    Gitmediklerimize
                    Gitmek
                    Duymadıklarımızı
                    Duymak
Dinlemediklerimizi
Dinlemek
Sevmediklerimizi
Sevmek
Doknumadıklarımıza
Dokunmak
Yeterli mi
                    Arayışların sonu
                    Kaybolmak mı
Bu kadar basit
Olmamalı
                    Büyük patlamadan beri
                    Her düşündüğüne ulaşan
                    Kendine ulaşamıyor
Kendi tenimizi
Kendi parfümümüzü
Duymamamız
Bir işaret mi
                    Kendimizi bulamadan
                    Her şeyi bulduğumuza
                    Inanmak
Bulutların üstünde
Yıldızların koynunda
Yatmak
                    Hiç bir uyku
                    Uyutmuyor
Hiç bir dinlenme
Yorgunlukla vedalaşmıyor
                    Koşuyoruz
Kendimizi arkamızda
                    Bırakıyoruz

02.06.2009

31 Mayıs 2009 Pazar

Papatya tazeliği

Papatya tazeliği
Renginde
Nar çiçeği
Doğumunda
Yeni ay
İnceliğinde
                    Sevgili bebeğin
                    Masumiyetinde
                    Ege sahilinin
                    Kıvrımlarında
                    Imkansız bahar
                    Merhabasında
Tenlerle tanıştım
Onlara karıştım
                    Birlikte büyüdük
                    Birbirimizi paylaştık
Üzerimize güneşi
Doğurduk
Yıldızların altında
Kavuştuk
Aynı çarşafa
Dolandık
Aynı suyun altına
Yattık
                    Gün geldi ayrıldık
                    Gün geldi buluştuk
Ten taciri mi oldum
Ten sever mi
                    Hep dokundum
                    Anlamaya çalıştım
                    Ne yazık ki
                    Kendim kadarım
Kendi bildiğim gibi
Tenimin bildiği gibi
                    Gizli odalarda
                    Sevgili heyecanlarda
Bütüne doğru
Güne uzak geceleri
Birbirimize sunduk
                    Tenim kalınlaştı
                    Her dokunduğunu
                    Hissetmez oldu
Belki alışkanlıktan
Belki bulma
Umudundan
Yatak odalarına
Küsmedi
                    Zaten bir ilk değildi
Ve
Her zaman
Tenimi bana
Armağan eden
Pamuk helva
Yumuşaklığında
Değerli
Tenlerim oldu
                    An
                    Yeterli geldi
                    Hayat uzun
Bir gecenin güzelliği
Bütün yıla değdi
                    Vazgeçmedi

31.05.2009