19 Mayıs 2009 Salı

Düğün fotoğrafı

Düğün fotoğrafı
Gibi yaşıyorum
Hep kalabalık
                    Yalancı kahkahaların
                    Arasına saklanmış
Hayatımda
ilk defa
Bir kadını
Bir adamı
Seviyormuş
Gibi
Söz veriyorum
                    Arkamda bıraktıklarımı
                    Düşünmeden
Hastalıkta sağlıkta
Ölüm bizi
Ayırana kadar
Dostum diyorum
                    Ilk defa
                    Dans ediyormuş
                    Gibi
                    Hayatın ritminde
                    Ateşli bir tango
                    Yapıyorum
Karşımda
Kimse
Olmadığını
Bilmeden
                    Çıkmaz sokaklarımda
                    Halaydan ayrılarak
                    Bana gizli geçidi
                    Açacak
Beyaz mendilli
Bir sıcaklığı
Boşuna
Bekliyorum
                    Aslında
                    Vesikalığım

19.05.2009

15 Mayıs 2009 Cuma

Gündüzünden kaçan

Gündüzünden kaçan
Aydınlığın
Gecesinden korkan
Karanlığın
                    Soydaşından utanan
                    Soyun
Aşkından bıkan
Eros un
                    Insanlığını kaybeden
                    Nefes alanların
Dünyasından tiksinen
Uzayın
Derinliklerinde
Bir yerdeyim
                    Kendimi
                    Bir bok zannederim
En güzel kokan
En ilginç şekilli
Bambaşka bir bok
                    Dünya güzeli
                    Bebeklerin
                    Dayanılmaz kokularını
                    Unutan bir bok
Başka boklar
Peşindeyim
                    Aydınlığı yakalayan
                    Karanlığa mum yakan
                    Soyu sopu bırakan
Aşka teğet geçmeyen
Nefes almanın
Yetmediğini bilen
Düzenler yuvarlağını
Ayağında sektiren
                    Boklar peşindeyim
Kenefteyim
Beklerim

15.05.2009

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Bulut teninde

 
Bulut teninde
Yağmur gibi
Doğmayı özledim
                    Imkansız yüreğinde
                    Ilkbahar çiçekleri gibi
                    Açmayı özledim
Sonbahar hüznünde
Dökülen yapraklar gibi
Ağlamayı özledim
                    Karanlık gecelerinde
                    Inatçı bir dolunay gibi
                    Var olmayı özledim
Gidiş gelişlerinde
Sakin bir istasyon gibi
Dinlendirmeyi özledim
                    Bilinmez anlarında
                    Kanıtlanmış formül gibi
                    Gerçek olmayı özledim
Ve gittim
Hem gittim
Hem de özledim
                    Aslında özlediğim
                    Kendi hallerim
Belki seni aramıyorum
Sana sunduğum
Kendimi arıyorum
                    Seni
                    Sana
                    Dediğimde
Aslında var olmayan
                    Tanımadığım
                    Tanışamayacağım
                    Tanışmak istemediğim
                    Bir kadın
Aşk hallerimi
Arıyorum
Özlüyorum
                    Ama istemiyorum
Böyle iyiyim
                    Ama
                    O da
                    Bambaşka bir dokunuş
Olsun varsın
Gidilsin gelinsin
Ağaç gölgesinde beklensin
Illaki yaşansın
                    Ve
                    Kendine geri dönülsün
Gözyaşlarım
Sahipsiz kalsın
Içkiler
Şişelerinden
Içime aksın
Kafam
Duvarlara
Perküsyon olsun
                    Ama
                    Illaki kendime
                    Geri dönülsün
Nehirler deltalarına
Dökülsün
                    Günebakanlar
                    Güneşe açsın
Sevgilinin treni
Rötar yapmasın
                    Bu satırlarda
                    Bitsin
Diğerlerini
Bekletmesin

13.05.2009

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Günyüzü görmemiş dokunuşlar

Günyüzü görmemiş dokunuşlar
Dolunaya uyanmamış sevişmeler
                    Karanlık biber düşünceler
                    Hayali bilmeden gerçekler
Yaşamadan doğan çoçuklar
Hayatı bilecekler
Anlayacaklar
Sevecekler
Hissedecekler
                    Kendini bilmeden gitmeler
                    Çıkmaz sokaklarda kaybolmalar
                    Logar kapağından kaçışlar
                    Demir parmaklıklar arasında kendiler
Yaşayacaklar
Anlayacaklar
Tatmin olacaklar
Paylaşacaklar
                    Giden gidiyor
                    Gittiği yeri bilmeden
                    Geldiği yeri bilmeden
Denizde yürüyor
Karada yüzüyor
Gökyüzünü bilmiyor
Ama kendimim diyor
                    Nasıl olacak
                    Sperm akacak
                    Vajina kabul edecek
                    Ohhh diyemeden
                    Inga denecek
Kendini düşünmüyorsun
Düşünme
Sevdiğini düşünmüyorsun
Düşünme
Inga ne demek

02.05.2009

27 Nisan 2009 Pazartesi

Bütünümü geri aldım

 
Bütünümü geri aldım
Kırçiçeklerinden
Tek tek
Topladığım
Sevgimin ballarını
Beni benden
Bir gecede alan
Aşkıma sundum
Kayboldum
Bulunmak istemedim
                    Yüreğimi
                    Çekmecesine
                    Armağan ettiğim
                    Aşkımı
                    Ilık bir kasım sabahı
                    Geri aldım
Güneşle dolunayı
Birbirine karıştırdığım
Kendi zamansızlığımı
Hayatlara eklediğim
Paylaştığım biriktirdiğim
Dokunuşlarımı
Geri aldım
                    Kahkahalarından
                    Gözyaşlarını sıktığım
                    Karanlık gecelerine
                    Rüzgarlı yüreklerine
                    Sabırlı bir mum yaktığım
                    Anlayışlarımı
                    Geri aldım
Çarşafın kırışıkları arasına
Tenimin kırpıntılarını
Sakladığım
Yüreğimle girdiğim
Loş odalara
Arsız düşüncelerimi
Ektiğim
Güne uzak
Gecelerimden
Tenimi
Geri aldım
                    Onlarsız olmaz
                    Onlarla hayatı anlıyorum
                    Onlarla nefes alıyorum
Gecemi gündüzüme
Yüreğimi aklıma
Gitmelerimi gelmelerime
Düşüncelerimi anlayışlarıma
Gözyaşlarımı kahkahalarıma
Ekleyerek
                    Hayatlarına
                    Girdiğim
                    En değerli
                    Soluklarımla
                    Yürüdüğüm yollarda
Ardında iz bırakmadan
Yok olan paylaşılanların
Kaybolan bakışların
Insafsız düşüncelerin
Anlamsız dokunuşların
Ortasında otururken
                    Ihtiyaç halinde
                    Yüreği kırılacak
                    Imdat freni olan
                    Bedenime ve ruhuma
                    Hiçbir cezası olmadan
                    Asılan soluklarıma
                    Verdiğim dostluğumu
                    Geri aldım
Bütünümü geri aldım
Kendime sakladım

27.04.2009

22 Nisan 2009 Çarşamba

Gündüzler karanlık

 
Gündüzler karanlık
Geceler aydınlık
Tenler karmaşık
Ruhlar bulaşık
                    Bir kahraman
                    Bekleniyor
                    Her şeyi düzene
                    Sokacak
Yine düzen
Sıkacak
Günler uzayacak
Gecelere karışacak
                    Med cezir
                    Hayatlar
                    Yeni kıyılar
                    Arayacak
Nehire
Kendini bırakmış
Yaprak gibi
                    Deniz sevdasıyla
                    Tenini bıraktığı
                    Güzelim nehiri
                    Yaşayamadan
                    Deltaya düştüğünde
Deniz
Büyük gelecek
Geri dönmek
Isteyecek
                    Görmediği yerleri
                    Özleyerek
                    Kahramanında
                    Kaybolacak

22.04.2009

19 Nisan 2009 Pazar

Bir dostu olmalı insanın

Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Kucaklamaktan
                    Kucağı nasır tuttuğunda
                    Ağrısı kendine kalıyorsa
Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Yüreğinin kapısını
                    Ardına kadar açtığında
                    Araya ayak koyanların
                    Kaba izleri geriye kalıyorsa
Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Ayaklarını götüne vura vura
                    Koştururken bildiklerine
                    Depdeli rüzgarlı havalarında
                    Tek bir kıl bile kıpırdamıyorsa
Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Sırları sakladığı dolabını
                    Sırtında taşırken güvenle
                    Hiçbir anahtarla açılmasına
                    Izin vermezken içtenlikle
                    Kendi anlattıklarını unutanlarda
                    Dolabın içinde kalıyorsa
Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Sevmenin paylaşmanın
                    Dinlemenin anlamanın
                    Derinliklerinde yaşarken
                    Sığlıklar nefesinde kalıyorsa
Bir dostu olmalı insanın
O da kendi olmalı
                    Kapın telefonun penceren
                    Gerekmedikçe çalmıyorsa
                    Sesini kulaklar duymuyorsa
                    Acıların yüreklere ulaşmıyorsa
                    Paylaştıkların kendini yok ediyorsa
Sahilden attığın taşlar denizde sekmiyorsa
Kendini bıraktığın iskele karaya kavuşamıyorsa
                    Bir dostu olmalı insanın
                    O da kendi olmalı

19.04.2009