6 Mart 2010 Cumartesi

Gülen gözlerin















by UK


Gülen gözlerin
Gerisinde saklanan
Karanlığın acısında
Akamayan yaşların
Kuruluğunda
Solan zamanların
Eksilen günlerin
Kayıplar hanesinde
Birikenler
Bedeni yaşlandırır
Ruhu sarartır
                    Yaprak yaprak
                    Dökülür anlamlar
                    Beden güzünde
                    Ölür dokunulanlar
Bilmeden gidilen
Varılmayan yerlerde
Yaşananlar
Hayata eklenmeden
Kaybolur zamandan
                    Senin olmaz hayat
                    Bilinmeyenle buluşur
                    Başkasını yaşar
                    Başkasını seversin
Sen sen kokmaz rüzgar
Sen sen dökülmez yapraklar
Sen sen olmazsın
                    Mermere yazılan adın
                    Yaşayamadıklarını anlatır
                    Kendinle çıkmadığın yollarda
                    Gözyaşların ve kahkahaların
                    Anlamsızlığı yaşar
                    Aşkların izi gönlüne konmaz
                    Boşluğu aydınlatır
Boş
Boş
Soluk
Alırsın
Dopdolu
Olduğunu
Sanırsın
                    Git
                    Kendine
                    Git

06.03.2010

2 Mart 2010 Salı

Martıların



Martıların
Kanatları solmuş
Simitlere küsmüş
Vapurlar öksüz kalmış
Seferler iptal olmuş
                    İstanbul
                    İntihar etmiş
                    Zeynep Kamil
                    Kapanmış
                    Çocuklara
                    Göbek adı kalmamış
Iskelelerin önüne
Duvar örülmüş
Denizi yitirmiş
Iki yakası
Biraraya gelmiş
Ayrılığını kaybetmiş
Özlem bitmiş
                    Sokaklar boş
                    Kalabalık kayıp
                    Telaş yok
                    Kimsesiz
Ziveryden sahilden
Sesleri silinmiş
Beyoğlu
Evlatlarını terk etmiş
Başka ülkeye göçe düşmüş
                    Rakı vefat etmiş
                    Gittim

02.03.2010

Birikenler



Birikenler
Bir olduğunda
Bir den doğduğunda
Atılan yürekler
Sakin koyun renginde
Toplandığında
                    Yıldızlar düşer
                    Sağanak sağanak
                    Hepsi senindir
                    Tek tek
                    Ya da
                    Bütün bütün
Bir den
Başlayan hayat
Bize götürür
Hayat süzülür
Öze konuk olur
                    Yapmaya gerek kalmaz
                    Yaşanır
                    Beklemeye gerek kalmaz
                    Yaşanır
Adımlarını armağan ettiğin
Sokaklar
Kendinin olur
Odana saklanmazsın
Hayat dar gelir
Sığmazsın
Kendine
Taşarsın gezegenlere
                    Yolculuk başlar
                    Bittikçe başlayan
                    Gittikçe götüren
                    Koştukça çoğaltan
Sığmazsın
Bilirsin
Gidersin
                    Yorgunlaklar
                    Şaşırıp kalır
                    Kırgınlıklar
                    Tarih olur
                    Kızgınlıklar
                    Kırmızı mermere uzanır
Gidersin
Gitmediğin kadar
Yaşarsın
Yaşayamadığın kadar
                    Hayat
                    Yetmez
                    Bütün
                    Aranır
Kucakladığında
Sen
Doğar
                    Işte
                    O
                    Zaman
                    Başlar

02.03.2010

1 Mart 2010 Pazartesi

Sek hayatların


 
















Sek hayatların
Netliğinde
Kaçan vapurun
Iskelesinde
Bir sonraki hayatın
Bilmecesinde
Kuyruğa girenlerin
Doğmamış çocukları
Hesap soruyor
                    Bizi
                    Kendi içinizde
                    Hapsettiniz
                    Biz sizleri
                    Aşardık diyor
Keşke
O kadar kolay olsa
Çoçuğum
Her dokunuşta
Çalınan parçaların
Yitikliğinde
Eksik kalan
Nefeslerin buğusunda
Biz tıkanırken
                    Size
                    Hayatabakan
                    Güneşleri sunmanın
                    Imkansızlığında
Sizlere
Ruhlar aleminin
Sonsuzluğunda
Umutlu gezegenler
Dilerim
                    Siz
                    Kızmaya devam edin
                    Biz lime lime
                    Kopuşlarda
Öz
Kalana
Kadar
Azalmaya
Devam
Edelim
                    Çoğalarak
                    Öze
                    Ulaşmanın
                    Beceriksizliğinde
Kalana
Kadar
Bitmeye
Koşalım

01.03.2010

Kırmızı kıyının

Kırmızı kıyının
Çakıl taşlarında
Unuttuğum anıların
Denize karıştığı anda
Şehre gece düştü
                    Durgun sokakların
                    Sessiz gölgelerinde
                    Düğümlenen bakışların
                    Rakı yudumlarında
Boğulan tenlerin
Güneşe ulaşma terlerinde
Yastık kılıfında
Saklanan dünlerin
Kıyıya vuran
Dalgalarında
                    Tek tek biriken
                    Geçmiş dokunuşların
                    Toplanma taşlarında
Hayattan seken
Paylaşılanların
Doğum sancıları
Büyüdü
Büyüdü
Adam oldu
Kayboldu
                    Büyüdük bilmeden
                    Sevdik anlamadan
                    Dokunduk tatmadan
Yaşlı çarşaflara
Saklanan tenlerin
Ten dolaplarında
Unutulanların
Kırışıklarında uyandım
Rakı aydınlığı gecelerinde
Soluklandım
Kendime kaldım
                    Kalabalığın soğuğunda
                    Ayaz avaz gidişlerin
                    Başlayıp bitenlerin
                    Bitmeden başlayanların
                    Kucağında büyüdüm
Misket
Kavanozunda
En
Sevdiğim
Misketimi
Bulamadım
                    Topaçın
                    Ipiyle
                    Saçlarımı
                    Topladım
Aynadaki
Bene
Dumanı
Üfledim
Üf
Üf
Oldum
                    Pofuduk
                    Tenler
                    Çarşafında
                    Asılı
                    Kaldım
Hayata
Pul
Yapıştırdım
Iadesiz
Taahhütsüz
Yolladım


01.03.2010

27 Şubat 2010 Cumartesi

Gel demek





 by UK

 
Gel demek
Bu kadar zor mu
Istemek
Çağırmamak mı
                    Kolayı yaşamak varken
                    Gizemde beklemenin
Netliğin yerine
Fluluğa sarılmanın
Yoruculuğu kime kalır
                    Işte geldik gidiyoruz
                    Adımlarımızı yüreğimizi
                    Sislerin ardında
                    Yaşatmanın
                    Girdaplarında
Kaybolan dokunuşların
Yaşanamayan anların
Küf kokusunu
Solumanın geçkinliğinde
                    Yaşlanan günlerin
                    Çaresizliğinde beklemenin
                    Intikalarında
Durma
Ara
                    Sen
                    Iste
Gelmeyen
Gelmez
Içinde
Beklemez
Sen
Beklemez
                    Yaşanan
                    Nefes
                    Alır
Gerisi
Bekleme
Odasında
Eski
Dergilerin
Ilanlarında
Tık
Nefes
Kalır

27.02.2010

26 Şubat 2010 Cuma

Gizli kelimelerin













ksb

Gizli kelimelerin
Itirafında uyanan
Geçmişin
Yarın olma
Çabalarında
                    Inatla inatlaşan
                    An
                    Nefeslerinde
                    Dokunan tenlerin
                    Telaşında saklanan
                    Yorgun duyguların
                    Sabaha ulaşan
                    Terlerinde
Hayat kayar
An kalır
                    Avaz avaz
                    Yaşanan günler
                    Göz kırpışı hızında
                    Mutluluk yaratır
                    Sokaklar şenlenir
                    Yağmur neşelendirir
Kıyı kasabası kucağında
Şehir yolculuklarında
Imkansızbahar
Yaprakları yeşerirken
Sigara dumanı imdatları
Havayı sislendirirken
Rakı kayganlığındaki
Gecelerin sonsuzluğunda
Turlayan ruhların
Islaklığında
Tenler tazelenir
                    Yatay sigara dumanı
                    Odaya yayılır
                    Tavana yakınlaştırır
Gün gelmiştir
Gece de odadadır
Sabah sevişmesi
Zamanında
Bitmeyen
Günlere inat
Soluk soluğa
Hayata dalınır
                    Geçmiş
                    Uzak
                    Yarın
                    Uzak
An
Tuzak
Kalır
                    Günaydın

26.02.2010