10 Aralık 2001 Pazartesi

Gece karanlığında yürürken

 
Gece karanlığında yürürken
Kuru bir dala bas
Çıtırtısını duyarım
Yaşadığını anlarım
                    Birkaç tuşa bas
                    İyiyim de kapat
Denizsiz şehirde
Umarım keyfin yerinde
                    Mutluluğu doyasıya yaşa
                    Bizde uzaktan dokunalım
                    Mutluluğundan tat alalım
İyi misin canım

09.12. 2001

Yıldızların saklambaç olnadığı gecede

Yıldızların saklambaç oynadığı gecede
Sahilin uykuya dalma zamanında
Bir dalga sesi olmak
Hissetmek tenlerin randevusunu
                    Havayi fişek dakikalarında
                    Gökyüzüne asılı kalmak
                    Nereye götürür bedenleri
                    Ruhların peşisıra
Pürtelaş dokunmalar ışığında
Aydınlanan paylaşımlar
Bütüne ulaştığında
Gerisi viz gelir
                    Sımsıcaktır yaşanılanlar
                    Teknenin sevecen rüzgarıdır
                    Hayallerle buluşurlar
                    Ufkun kırmızılığı altında
Bitmek bilmez dokunmalar
Tenler eskimez
Taptaze capcanlıdır
                    Yumuşacık temaslar devamında
                    Gündüz uyanmak istemez
                    Gecenin büyüsü bozulmasın diye
                    Kıyamaz yaşananlara
Artık hep gecedir
Mutluluğun ta kendisidir
                    Yürekler dolunay olur
                    Hilal hilalliğini unutur
Bitmez inanımaz geceler
Ahhh geceler

09.12.2001

Bazen bedenimiz ruhumuza dar gelir

Bazen bedenimiz ruhumuza dar gelir
Ona biraz tadilat gerekir
Panama terzisi meşhurdur
Ama Pamuk Helva dır
Ruhu bedene bütünleyen
                    Hissedilenler sımsıcak
                    Satırlar koşarak
                    Dolaşıyor aramızda
                    Gerisine kocaman bir banane
Gülerek açıyor kırçiçekleri
Delirtiyor mis kokuları
Tazeliyor bedenleri
Öpüşüyor yürekler
                    Bırakalım avaz avaz bağırsınlar
                    Duyanlar
                    Duymayanlara anlatsınlar
Haydarpaşa garının saati durmuş
O da anlamış hayatı
Bırakalım zamanı
Yelkovanı akrepi
Hatta kum saatini
                    Kendimize bakalım
                    Anımızı yaşayalım

08.12.2001

8 Aralık 2001 Cumartesi

Niyetim yok

Niyetim yok
Bize bir tarif bulmaya
Dost sevgilim
Diye seslenmedim aslında
                    Birkaç tutam kendimden
                    Bildiklerimden
                    Paylaştıklarımdan
                    Döküldü sana doğru
Bize bana sana
Yok aslında
Kendimiz olduktan sonra
Kucağına doğru yol alan
Satırların bütün anlamı
Bildiğimiz gibi
                    Bazen yazarım ama
                    Ucu biraz açık kalır
                    Sen tamamladığında
                    Belki benden uzaklaşır
Tek hissedilen
Guzelliğin aramızda yaşaması
Gerisi kaf dağı
Belki uc uc böceği
                    Sadece yaşadığımdan dolayı
                    Anımın kahkahalarla kucaklaşması
                    Kendim olmanın anlamını kanıtlaması
                    Hepsi o
                    Belki kimse o
Öylesine diyemeden
Sımsıcak duygular transferi
                    Gerisi baksın başının çaresine
                    Ne Yeniçeri ayaklanması
                    Ne de büyük patlama
                    Lütfen beni yanlış anlama
Olur mu Pamuk Helva

08.12.2001

7 Aralık 2001 Cuma

Kadınların tutkallı tenlerinde

Kadınların tutkallı tenlerinde
İçiçe geçerek soluklanırken
                    Kendi tenimi aradım
                    İşte bu dedim
                    Hayır hayır bu dedim
                    Tenimin uğruna ruhumu verdim
Tenimden vazgeçtim
Deli rüzgarlı havalarda
Mum ile ruhumu aradım
                    Ruhumdan vazgeçtim
                    Derin bir nefes peşine düştüm
                    Boğazım düğümlendi
                    Boş verdim
                    Derin nefesimi
Bütünümü istedim
Kucakladım kendimi
Çok sevdim beni
Tek başına insan olamayı öğrendim
                    Yalnızım

07.12.2001

6 Aralık 2001 Perşembe

Sayfaları eksik

Sayfaları eksik
Cildi parlak sözlük gibiyim
Aradığım bütün kelimeler
                    Eksik sayfalarda

06.12.2001

Bir sigara dumanın izlerken karşımda buldum seni...

Bir sigara dumanını izlerken karşımda buldum seni…

Bilinmezliğinle merhabalaştım, sahil kenarında dalga sesleri okşayışları arasında konuştuk, aniden gecenin koynunda buluştuk ve sabah kendim gibi uyandım…
Yumuşacık, anlamlı, sımsıcak, heyecanlı, pişmanlık duygusu yokluğunda, aranılan keyif duygusunda ve ben olarak günaydınlaştık…
Şarkı sözlerinin arasından seni izledim, kollarımın arasında seni buldum, tenimin karnaval çoşkusunu hissettim, seksi sesinle kendimden geçtim…
Yarım ölçek kıvamında nescafe kokusu yayıldı paylaşılan odaya, beğenmediğin göğüslerini benden saklamaz oldun, şehiri arkamda bırakıp üç günlük dünyayı bir odaya misafir ettim, ne yaşadımsa gerçekten yaşadım, ne hissettimse gerçekten hissettim…
Ne kadar güzel birşey oyun oynama gereği aklına bile gelmeden yaşadığın mutluluğu doyasıya paylaşmak…
Sevgili Pamuk Helvacığım, sadece ile anlatılamayacak kadar çok şey paylaştık, uzun yıllar ve acılar gerekmiyor her güzellik için ve bu kelebek mutluluğunu seninle yaşadığım için çok sevinçliyim.
Telefonunu alırsam rahatsız ederim dedin, rahatsızlık ne kelime keyfiniz olur. İllaki bir isim gerekmez doğan bir çocuk için, o ismi olmadanda kendi yolunu bulur, dilediği gibi yaşar, ister sahil kasabasında ister karmaşanın ortasında ve kucaklaşır paylaştıklarıyla…
Mutlu anımızda, belki hiç kimseyi görmek bile istemediğimizde, aniden, önceden planlayarak ya da hayat nehirinde sırt üstü yol alan iki yaprağın söğüt gölgesinde dinlenme anında buluşuruz.

İsimsiz kahraman olmak daha anlamlı…

2001