Bir mum ışığı gölgesinde
Gölge oyunu oynamak
Gibi yaşamak
1993
9 Aralık 1993 Perşembe
6 Aralık 1993 Pazartesi
Zamanı olmayan düzende
Zamanı
olmayan düzende
Düzeni
olmayan zamanda
Yuvarlanmak
çimenlerin üstünden
Bir düzlükte durmak
Seyretmek gökyüzünü
Altımızda
çimenlerin kokusu
Göz
alabildiğince yıldızla
Sessizleşmek
öylece
Dingin sularda yıkanıp
Sevecen güneşle kurumak
Tazelemek kendini
Tekrar
yaşamak insanlarla
Kiminle
dostluklar üzerine
Kiminle
sevdalar üzerine
Kendini
sevmek
Her
şeye zaman varken
Yeniden
doğmak, tekrardan emeklemeye başlamak, yürümeye çabalamak ve yavaş hızlı
büyümek...
Yeniden
doğmak
Evet
evet yeniden doğmak
Emeklemek
Yürümeye çalışmak
Birdenbire koşmaya kalkmak
Düşe
kalka da olsa
Ulaşacağın
noktayı özlemek
Bütün organlarını yeniden tanımak
Değişik ve düşünmediğin duyguları tatmak
Onlara alışmak onlarla yaşamak
Bazen
tümseklere takılıp düşmek
Acı
üzüntü ve tekrar yerden kalkmak
Daha
inançla yürümek
Herkesin ağzında olan
Kalbinde olmayan sevgiyi tatmak
Onunla yaşamaya çalışmak
İstanbul
‘da bir İstanbul olmak
Bodrum
‘da bir Bodrum olmak
Uzayda
bir uzay olmak
Masmavi denizlerde mavi olmak
Bembeyaz karda beyaz olmak
Yemyeşil ormanda yeşil olmak
Işık
saçan yıldızlarda ışık olmak
Sevmek
sevilmek anlamak
Mutluyken
beraber olmak
Mutluluğu
paylaşmak
Acı içindeyken
Acıları saklamamak paylaşmak
Her şeyi kavgaları da paylaşmak
Zoru
belki de zor ve de zoru
Bir
arada tutmak
Hala
bunu başarmak
Ömür boyu olduğunu bile bile
Ömür boyu demek
Sevmek
seni seviyorum demek
Ve
yirmibeş ocakta yeniden doğmak
Seni
seviyorum
06.12.1993
4 Aralık 1993 Cumartesi
Gündem dışı hayaller
Gündem
dışı hayaller
Peşinde
iz süren
Tacirin
hayal alfabesinden
Kendine
harf seçip
Yumuşak
ellerinde tutmak
Hangi harf olduğunu bilmeden
Umut etmek hayal etmek
Sevginin
tam ortasında durup
Sağdan
ya da soldan gelecek
Yumuşak
tenle çarpışmak
Belki boşalmak usulca
Belki gözyaşını
Havada asılı bırakmak
Gitmek
ıslanmış yollardan
Dönmek
ıslanmış yollardan
Oturmak sandalye tepesinde
Dünyayı gözaltına almak
Kendini
saklamak kendinden
Bir
bulanı beklemek
Gizli
olmayan gizli yerde
Değişik renkte sıvılardan
Farklı ruh hallerinde içip
İçtiğimiz sıvılara bürünmek
Koşmak
kendimizin peşinden
Tutmak
elimizden sevgiyle
Kendimize aşık olmak
Başkalarına aşık olmak
Avuç
içimizdeki harfi
Görmeden
hayal etmek
Sevdalanmak ve yitirip
Tekrar sevdalanmak
Sanki
sevdalanmak adına
Dünyaya
gelmek
Her bitende tamamen bitmek
Her başlayanda
Yeniden dönmek kendine
En
anlamsız anlam olmak
İz
sürmek kızılderili gibi
Sevda
yaralarından geçip
Aşk
tepelerinden ufka dalmak
Ölüp tekrar dirilmek
Bir inat uğruna
Aynı
zaman içinde
Hem
kendinle kucaklaşmak
Hem de
kendinden yola düşmek
Islanmış yollardan yollanmak
Geriye dönüp bakmak
Önümüz ve arkamız
Arasında asılı kalmak
Sevda
sularından içmek
Biraz
soluklanıp
Yeniden
sevdalanmak
Ta ki
denen zamana kadar
04.12.1993
12 Temmuz 1993 Pazartesi
Zamandır...
Zamandır.
Saniye, dakika, saat, gün ya da ertesi gündür.
Bütün hayatlarımız zamandır.
Yirmibir beş bindokuyüzaltmışbeş zamanında buralara gelmişim.
Şu zamanda gitti denecektir arkamızdan ya da önümüzden.
Bir takım taşların üzerine yazılacaktır, bu zamanlar arasında iyi insan olarak zamanını kullandı diye okunacaktır.
O taşların üzerine kötü satırlar yazdığın zaman kendiliğinden silindiği için hep iyi satırlar yazılır.
Bolca zamanım olduğu için bu satırları yazıyorum ve zaman sınırlamam olmadığından zamana karşı yarışmama gerek kalmadan rahat rahat yazıyorum.
Içinde nefes alınan günler, benim için aşk zamanıdır.
Aşk ve zaman, bizim gibi canlılar için çok önemli iki kelimedir.
Ikisinin birarada olduğu zamanlar insanın görme organını kullanmasına gerek olmadığı söylenmektedir.
Evet, aşığım.
Her kulağıma gelen müzik, benim için aşk müziği, gökyüzünde yaşayan ayın her şekli benim için aşk ayı, uzayın bütün şehirleri benim için aşk şehri, doldurduğum her saniye benim için aşk saniyesi, şakır şakır yağan yağmurun her damlası benim için aşk damlası, yağmur sonrası hayata sunulan o güzelim koku benim için aşk kokusu ve gözümü her kapattığımda, her açışımda karşımda senin güzelliğin,
aşığım.
Zamanlardan bir zamanda yaşanan olaylar gelecek için ders niteliği taşımaktadır.
Yaşanan zamanları geçmiş zaman yapan toplumların yeni zamanı anlamadıkları anlatılır o ülkenin masalcı nineleri tarafından ve gülünür geçilir o toplumun bireylerinin benliğinden.
O ülkelerin cin bireyleri için zaman para kazanma zamanıdır ve onun için zaman geçmek bilmez o ülkelerde çocuklarım.
Paraları üst üste koyup en üstüne çıktığımız zaman bir sonraki çağa ulaşamayız ama üst üste durduğunda güneşten koruduğu bilinmektedir.
Ne yazık ki bu satırları parayla satın alınan bilgileri sayan aletin tuşlarına basarak yazmaktayım.
Işte böyledir para isimli kağıtçıklar, insanı çelişkilerin içinde yaşatır.
Lidya lılara çok kızılmaktadır dünyaya bıraktıkları miras için ama onlar olmasa başkası olurdu denmektedir.
Parayla satın alınan zaman elde patLamaktadır…
1993
Saniye, dakika, saat, gün ya da ertesi gündür.
Bütün hayatlarımız zamandır.
Yirmibir beş bindokuyüzaltmışbeş zamanında buralara gelmişim.
Şu zamanda gitti denecektir arkamızdan ya da önümüzden.
Bir takım taşların üzerine yazılacaktır, bu zamanlar arasında iyi insan olarak zamanını kullandı diye okunacaktır.
O taşların üzerine kötü satırlar yazdığın zaman kendiliğinden silindiği için hep iyi satırlar yazılır.
Bolca zamanım olduğu için bu satırları yazıyorum ve zaman sınırlamam olmadığından zamana karşı yarışmama gerek kalmadan rahat rahat yazıyorum.
Içinde nefes alınan günler, benim için aşk zamanıdır.
Aşk ve zaman, bizim gibi canlılar için çok önemli iki kelimedir.
Ikisinin birarada olduğu zamanlar insanın görme organını kullanmasına gerek olmadığı söylenmektedir.
Evet, aşığım.
Her kulağıma gelen müzik, benim için aşk müziği, gökyüzünde yaşayan ayın her şekli benim için aşk ayı, uzayın bütün şehirleri benim için aşk şehri, doldurduğum her saniye benim için aşk saniyesi, şakır şakır yağan yağmurun her damlası benim için aşk damlası, yağmur sonrası hayata sunulan o güzelim koku benim için aşk kokusu ve gözümü her kapattığımda, her açışımda karşımda senin güzelliğin,
aşığım.
Zamanlardan bir zamanda yaşanan olaylar gelecek için ders niteliği taşımaktadır.
Yaşanan zamanları geçmiş zaman yapan toplumların yeni zamanı anlamadıkları anlatılır o ülkenin masalcı nineleri tarafından ve gülünür geçilir o toplumun bireylerinin benliğinden.
O ülkelerin cin bireyleri için zaman para kazanma zamanıdır ve onun için zaman geçmek bilmez o ülkelerde çocuklarım.
Paraları üst üste koyup en üstüne çıktığımız zaman bir sonraki çağa ulaşamayız ama üst üste durduğunda güneşten koruduğu bilinmektedir.
Ne yazık ki bu satırları parayla satın alınan bilgileri sayan aletin tuşlarına basarak yazmaktayım.
Işte böyledir para isimli kağıtçıklar, insanı çelişkilerin içinde yaşatır.
Lidya lılara çok kızılmaktadır dünyaya bıraktıkları miras için ama onlar olmasa başkası olurdu denmektedir.
Parayla satın alınan zaman elde patLamaktadır…
1993
8 Temmuz 1993 Perşembe
Bir rüzgar bekledik durduk
Bir
rüzgar bekledik durduk
Değirmen
misali
Bir yağmur bekledik durduk
Kuraklık misali
Bir
güneş bekledik durduk
Günebakan
misali
Bir ay ışığı bekledik durduk
Yakamoz misali
Bekledik
ve durduk
Ta ki
08.07.1993
27 Haziran 1993 Pazar
Gidiyorduk silik bir ışık
Gidiyorduk
silik bir ışık
Gördük
mü peşinden
Tümlerimiz
yanımızda
Sevmiyorduk karanlığı
Ve de yaratanlarını
Aydınlık istiyorduk
Birbirimizi göremezken
Kansız
savaşlar diliyorduk
Kıpkırmızı
nehrin kenarında
Namlular çiçek açsın istiyorduk
Kurşunlar üzerimize üzerimize
Gelirken
Öldük
Yaşam
sona erdi
Dedik ki ikinci yaşam
Yoksa eksi birinci yaşam mı
Çünkü
Ölüm
antrak olabilir
İkinci yaşamda
Kaldığın yerden devam
27.06.1993
26 Haziran 1993 Cumartesi
Bir deniz görüyorum masmavi
Bir
deniz görüyorum masmavi
Uçsuz
bucaksız sevgi dolu
Sen
zannediyorum
Bırakıyorum
kendimi serin sularına
Tabi
ki değilsin
Yelkenlerini mutluluğa açmış
Bir tekne görüyorum
Sen zannediyorum
Atlıyorum seyir halindeki kucağına
Tabi ki değilsin
Bir
uçurtma görüyorum
Çocuklara
mutlu sevgiyi öğreten
Koşarak
yakalıyorum kuyruğundan
Tabi
ki değilsin
Kayan bir yıldız görüyorum
Arkasında masmavi bir iz bırakan
Peşinden atlıyorum
Tabi ki değilsin
Bazen
başka bir insan görüyorum
Deniz
zannediyorum
Yelkenli
zannediyorum
Uçurtma
zannediyorum
Yıldız
zannediyorum
Tabi ki değilsin
26.06.1993
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)