4 Aralık 1993 Cumartesi

Gündem dışı hayaller

Gündem dışı hayaller
Peşinde iz süren
Tacirin hayal alfabesinden
Kendine harf seçip
                    Yumuşak ellerinde tutmak
                    Hangi harf olduğunu bilmeden
                    Umut etmek hayal etmek
Sevginin tam ortasında durup
Sağdan ya da soldan gelecek
Yumuşak tenle çarpışmak
                    Belki boşalmak usulca
                    Belki gözyaşını
                    Havada asılı bırakmak
Gitmek ıslanmış yollardan
Dönmek ıslanmış yollardan
                    Oturmak sandalye tepesinde
                    Dünyayı gözaltına almak
Kendini saklamak kendinden
Bir bulanı beklemek
Gizli olmayan gizli yerde
                    Değişik renkte sıvılardan
                    Farklı ruh hallerinde içip
                    İçtiğimiz sıvılara bürünmek
Koşmak kendimizin peşinden
Tutmak elimizden sevgiyle
                    Kendimize aşık olmak
                    Başkalarına aşık olmak
Avuç içimizdeki harfi
Görmeden hayal etmek
                    Sevdalanmak ve yitirip
                    Tekrar sevdalanmak
Sanki sevdalanmak adına
Dünyaya gelmek
                    Her bitende tamamen bitmek
                    Her başlayanda
                    Yeniden dönmek kendine
En anlamsız anlam olmak
İz sürmek kızılderili gibi
Sevda yaralarından geçip
Aşk tepelerinden ufka dalmak
                    Ölüp tekrar dirilmek
                    Bir inat uğruna
Aynı zaman içinde
Hem kendinle kucaklaşmak
Hem de kendinden yola düşmek
                    Islanmış yollardan yollanmak
                    Geriye dönüp bakmak
                    Önümüz ve arkamız
                    Arasında asılı kalmak
Sevda sularından içmek
Biraz soluklanıp
Yeniden sevdalanmak
Ta ki denen zamana kadar

04.12.1993

12 Temmuz 1993 Pazartesi

Zamandır...

Zamandır.
Saniye, dakika, saat, gün ya da ertesi gündür.
Bütün hayatlarımız zamandır.
Yirmibir beş bindokuyüzaltmışbeş zamanında buralara gelmişim.
Şu zamanda gitti denecektir arkamızdan ya da önümüzden.
Bir takım taşların üzerine yazılacaktır, bu zamanlar arasında iyi insan olarak zamanını kullandı diye okunacaktır.
O taşların üzerine kötü satırlar yazdığın zaman kendiliğinden silindiği için hep iyi satırlar yazılır.
Bolca zamanım olduğu için bu satırları yazıyorum ve zaman sınırlamam olmadığından zamana karşı yarışmama gerek kalmadan rahat rahat yazıyorum.
Içinde nefes alınan günler, benim için aşk zamanıdır.
Aşk ve zaman, bizim gibi canlılar için çok önemli iki kelimedir.
Ikisinin birarada olduğu zamanlar insanın görme organını kullanmasına gerek olmadığı söylenmektedir.
Evet, aşığım.
Her kulağıma gelen müzik, benim için aşk müziği, gökyüzünde yaşayan ayın her şekli benim için aşk ayı, uzayın bütün şehirleri benim için aşk şehri, doldurduğum her saniye benim için aşk saniyesi, şakır şakır yağan yağmurun her damlası benim için aşk damlası, yağmur sonrası hayata sunulan o güzelim koku benim için aşk kokusu ve gözümü her kapattığımda, her açışımda karşımda senin güzelliğin,
aşığım.
Zamanlardan bir zamanda yaşanan olaylar gelecek için ders niteliği taşımaktadır.
Yaşanan zamanları geçmiş zaman yapan toplumların yeni zamanı anlamadıkları anlatılır o ülkenin masalcı nineleri tarafından ve gülünür geçilir o toplumun bireylerinin benliğinden.
O ülkelerin cin bireyleri için zaman para kazanma zamanıdır ve onun için zaman geçmek bilmez o ülkelerde çocuklarım.
Paraları üst üste koyup en üstüne çıktığımız zaman bir sonraki çağa ulaşamayız ama üst üste durduğunda güneşten koruduğu bilinmektedir.
Ne yazık ki bu satırları parayla satın alınan bilgileri sayan aletin tuşlarına basarak yazmaktayım.
Işte böyledir para isimli kağıtçıklar, insanı çelişkilerin içinde yaşatır.
Lidya lılara çok kızılmaktadır dünyaya bıraktıkları miras için ama onlar olmasa başkası olurdu denmektedir.
Parayla satın alınan zaman elde patLamaktadır…

1993

8 Temmuz 1993 Perşembe

Bir rüzgar bekledik durduk

Bir rüzgar bekledik durduk
Değirmen misali
                    Bir yağmur bekledik durduk
                    Kuraklık misali
Bir güneş bekledik durduk
Günebakan misali
                    Bir ay ışığı bekledik durduk
                    Yakamoz misali
Bekledik ve durduk
Ta ki

08.07.1993

27 Haziran 1993 Pazar

Gidiyorduk silik bir ışık

Gidiyorduk silik bir ışık
Gördük mü peşinden
Tümlerimiz yanımızda
                    Sevmiyorduk karanlığı
                    Ve de yaratanlarını
                    Aydınlık istiyorduk
                    Birbirimizi göremezken
Kansız savaşlar diliyorduk
Kıpkırmızı nehrin kenarında
                    Namlular çiçek açsın istiyorduk
                    Kurşunlar üzerimize üzerimize
                    Gelirken
Öldük
Yaşam sona erdi
                    Dedik ki ikinci yaşam
                    Yoksa eksi birinci yaşam mı
Çünkü
Ölüm antrak olabilir
                    İkinci yaşamda
                    Kaldığın yerden devam

27.06.1993

26 Haziran 1993 Cumartesi

Bir deniz görüyorum masmavi

Bir deniz görüyorum masmavi
Uçsuz bucaksız sevgi dolu
Sen zannediyorum
Bırakıyorum kendimi serin sularına
Tabi ki değilsin
                    Yelkenlerini mutluluğa açmış
                    Bir tekne görüyorum
                    Sen zannediyorum
                    Atlıyorum seyir halindeki kucağına
                    Tabi ki değilsin
Bir uçurtma görüyorum
Çocuklara mutlu sevgiyi öğreten
Koşarak yakalıyorum kuyruğundan
Tabi ki değilsin
                    Kayan bir yıldız görüyorum
                    Arkasında masmavi bir iz bırakan
                    Peşinden atlıyorum
                    Tabi ki değilsin
Bazen başka bir insan görüyorum
Deniz zannediyorum
Yelkenli zannediyorum
Uçurtma zannediyorum
Yıldız zannediyorum
                    Tabi ki değilsin

26.06.1993

Antik yerin dibi mağarasında

Antik yerin dibi mağarasında
Gözyaşı depoları dolu bir gözle
Parlak bir kır çiçeği arıyordu
Göz yaşlarının boşa gitmeyeceği
                    Uzun yıllar yaşanıyordu mağarada
                    İstenilen ve istenilmeyen
Önce insan olmaya çalıştı
Sevgisini mutlulukla paylaşan
                    Almak herkeslerin hoşuna gidiyordu
                    Antik yerin dibi mağarasında
Maskeli balo vermeye gerek yoktu
Yapışmıştı maskeler surata
Bir bütün olunmuştu
                    Dünyada kocaman balo salonu
Gizli geçit aradık durduk
Adındanda anlaşıldığı gibi
Gizli geçit gizliydi
                    Böylece karar verdik gizlenmeye
                    Nerelere gitsek bile
                    Ya bulunduk
                    Ya da gerilere döndük
Çözümler üretmeye çalıştık
Her geçen gün bizler çözüldük
                    Gitgide sayılarımız azaldı
                    Üremeye karar verdik
                    Vazgeçtik
Çocuklarımıza acıdık
Bu yerin dibi mağarasında
Karanlıkta kaybolmasınlar diye
                    Ama

26.06.1993

11 Haziran 1993 Cuma

Güzelim bir çiçek olsam

Güzelim bir çiçek olsam
Açmak istemem
                    Masum bir çocuk olsam
                    Doğmak istemem
Cik cik bir kuş olsam
Uçmak istemem
                    Bir günebakan olsam
                    Güne bakmak istemem
Sıradan bir değirmen olsam
Dönmek istemem
                    Damarlarda dolaşacak kan olsam
                    Akmak istemem
Duygulu bir müzik olsam
Duyulmak istemem
                    Şakır şakır yağmur olsam
                    Islatmak istemem
Her şeyi görebilen bir göz olsam
Görmek istemem
                    Bir çift bacak olsam
                    Adım atmak istemem
Sevgiyle sarılmış ak sevda olsam
Yaşanmak istemem
                    Gerçek bir sevgi olsam
                    Bilinmek istemem
Ulu bir yaratıcı olsam
Yaratmak istemem
                    Pırıl pırıl bir güneş olsam
                    Doğmak istemem
Bu dünyanın üstünde

11.06.1993