10 Aralık 1992 Perşembe

Mutluluk tacirleri vardı

Mutluluk tacirleri vardı
O insandan bu insana
Mutluluk satarlardı
Aldıkları mutluluğa karşılık
                    Dalgalı denizler vardı
                    O karadan bu karaya
                    Mutluluk dalgaları taşırlardı
Kıpkırmızı gün batımları vardı
Görüntüsünün büyüsüyle
Seyredenlere mutluluk verirlerdi
                    Gökyüzünde parlak yıldızlar vardı
                    Birdenbire kayarak
                    Mutluluk dilekleri tuttururlardı
Büyülü şehirler vardı
Tarihiyle yaşantısıyla
Mutlu günler yaşatırlardı
                    Küçücük kıyı kasabaları vardı
                    Nejat bey ve benzerlerine
                    Mutluluk hayalleri verirlerdi
Düzenler yuvarlağında bir insan vardı
Tacirdi
Dalgaydı
             Gün batımıydı
             Yıldızdı
             Şehirdi
                    Kıyı kasabasıydı
                    Nejat beydi
                    Oysa şimdi

10.12.1992

Onca kalabalığın içinde

 
Onca kalabalığın içinde
Tek başına gibiyim
           Onlar mı kalabalık
           Ben mi tek başınayım
Yoksa herkes mi

09.12.1992

9 Aralık 1992 Çarşamba

Puslu mavi oda da

Puslu mavi oda da
Suskun çıngırağıyla birlikte
İşlemeyen sarkaçın gölgesinde
Oturuyordu yoğurtçu
                    Çok yokuşlar çıkmıştı
                    İndikleriyle beraber
Asfaltlara yabancıydı
İri taşlı yollarda
Eskitmişti ayakkabılarını
                    Derken diye başlayan dizeye
                    Beklediğiniz gibi
                    Devam etmeyeceğim
                    Derken

09.12.1992

2 Aralık 1992 Çarşamba

Bir adet beyaz

Bir adet beyaz
Sayfa alarak
Kalemle üzerine
Durmaksızın karalıyorum
                    Bu ve daha önce
                    Ve de sonra
                    Okuyacağınız
                    Yazıcıklar otaya çıkıyor
İnanın ki
Sizden farkım yok
Eksiğim var
Fazlam yok
                    Ama
                    Boş vaktim çok

02.12.1992

13 Kasım 1992 Cuma

Geçmişteki güzel günler mi

Geçmişteki güzel günler mi
Dostluk mu sevgi mi aşk mı
Yoksa bu günde bir şey yaşamama mı
Tabi ki değil
                    O ikinin bir olması
                    Vücudun duyguları sarması
O kavgalar kırgınlıklar
Kocaman gözler seyredişler
Birleşen eller mavilikler
                    Hayaller düş kırıklıkları
                    Gelecekler belirlilikler
Yorgunluklar sahi miler
Yağmurun elleri un amor lar
                    Dostluklar sevgiler aşk
                    Hepsi gerçekti
Yoksa bu günde bir şey yaşamama
Asla değil

13.11.1992

8 Ekim 1992 Perşembe

Müziksel bir yaklaşımla

Müziksel bir yaklaşımla
Doğduğumuza bile biz değil
Başkaları sevindi yerimize
                    O günden itibaren başladık
                    Başkalarını mutlu etmeye
                    Neyse ki başkalarıda başladı
                    Biz başkalarını mutlu etmeye
Kısır döngü dedikleri bu olsa gerek
O sana sen ona o buna
Böyle devam etti ve de edecek
                    Farkına bile vardık
                    Ama yine devam edecek
Yazıları yazıya dökmek kolay
Hayata dökmek zor
Kolay ve zor tüm insanlar gibi
                    Düşünce düşünceler insan insanlar
                    Uyum uyumsuzluk sevgi gibi
                    Bir artı birin bir olmaması gibi
                    İnsan artı insanın insan olmaması
Peki bunca uğraş niye
Olmayacak şeylerin peşinde koşmak
Ve ulaşamayınca üzülmek
Olmayacak şeylere

08.10.1992

6 Ekim 1992 Salı

Bir gülüş uğruna

Bir gülüş uğruna
Çıktım asfaltlara
                    İçlerine girdim
                    Öz benliklerini buldum
                    Anladım ve yılmadım
İnsan olmanın
Ağırlığını insanlıkça
Taşımaya bir kere daha
Karar verdim
                    Tek başına ya da
                    Kendi kendime
                    Olsa bile

06.10.1992