6 Şubat 1994 Pazar

Tek başınayım

Tek başınayım
Kendimle iç içe
                    Dinliyorum usulca
                    İnsanların içlerini
Hepsini sarmalayıp
Kendilerine götürmek
En büyük dileğim
                    Acaba ben
                    Kendim miyim

06.02.1994

10 Aralık 1993 Cuma

Sonbaharda dökülen

Sonbaharda dökülen
Yaprakları süpürür gibi
Aşklarımı süpürdüm
                    Sıcacık bir elmiydi
                    Yoksa birleşen vücutlar mı
                    Ya da özlem miydi
                    Belli olmayan
Dün bu günden bir önce
Yarınsa bir sonra
                    Artık ilkbaharı bekliyorum
                    Sunacağım en güzel
                    İlk çiçeklerimi
Belki sana belki ona

10.12.1993

9 Aralık 1993 Perşembe

Zamanın ipine asılmış










by BG


Zamanın ipine asılmış
Yavaş yavaş kayıyoruz
Aşağıya yukarıya doğru
                    Etrafımızda ipler dünyası
                    Kiminin ipi uzun
                    Kiminin kısa
Bu aşamanın sonunu
Tahminler üstünde biliyoruz
Diğer aşamaları
Merakla bekliyoruz
                    Ölüm başlangıcının
                    Ding dongunu duyuyoruz
                    Heyecanlar sarıyor ruhumuzu
Bir bilebilsek
İpimizin uzunluğunu
Şimdiki benlerimizin
Neresinde oluruz

09.12.1993

Bir mum ışığı gölgesinde

Bir mum ışığı gölgesinde
Gölge oyunu oynamak
Gibi yaşamak

1993

6 Aralık 1993 Pazartesi

Zamanı olmayan düzende

Zamanı olmayan düzende
Düzeni olmayan zamanda
Yuvarlanmak çimenlerin üstünden
                    Bir düzlükte durmak
                    Seyretmek gökyüzünü
Altımızda çimenlerin kokusu
Göz alabildiğince yıldızla
Sessizleşmek öylece
                    Dingin sularda yıkanıp
                    Sevecen güneşle kurumak
                    Tazelemek kendini
Tekrar yaşamak insanlarla
Kiminle dostluklar üzerine
Kiminle sevdalar üzerine
Kendini sevmek
Her şeye zaman varken


Yeniden doğmak, tekrardan emeklemeye başlamak, yürümeye çabalamak ve yavaş hızlı büyümek...

Yeniden doğmak
Evet evet yeniden doğmak
                    Emeklemek
                    Yürümeye çalışmak
                    Birdenbire koşmaya kalkmak
Düşe kalka da olsa
Ulaşacağın noktayı özlemek
                    Bütün organlarını yeniden tanımak
                    Değişik ve düşünmediğin duyguları tatmak
                    Onlara alışmak onlarla yaşamak
Bazen tümseklere takılıp düşmek
Acı üzüntü ve tekrar yerden kalkmak
Daha inançla yürümek
                    Herkesin ağzında olan
                    Kalbinde olmayan sevgiyi tatmak
                    Onunla yaşamaya çalışmak
İstanbul ‘da bir İstanbul olmak
Bodrum ‘da bir Bodrum olmak
Uzayda bir uzay olmak
                    Masmavi denizlerde mavi olmak
                    Bembeyaz karda beyaz olmak
                    Yemyeşil ormanda yeşil olmak
                    Işık saçan yıldızlarda ışık olmak
Sevmek sevilmek anlamak
Mutluyken beraber olmak
Mutluluğu paylaşmak
                    Acı içindeyken
                    Acıları saklamamak paylaşmak
                    Her şeyi kavgaları da paylaşmak
Zoru belki de zor ve de zoru
Bir arada tutmak
Hala bunu başarmak
                    Ömür boyu olduğunu bile bile
                    Ömür boyu demek
Sevmek seni seviyorum demek
Ve yirmibeş ocakta yeniden doğmak
Seni seviyorum

06.12.1993

4 Aralık 1993 Cumartesi

Gündem dışı hayaller

Gündem dışı hayaller
Peşinde iz süren
Tacirin hayal alfabesinden
Kendine harf seçip
                    Yumuşak ellerinde tutmak
                    Hangi harf olduğunu bilmeden
                    Umut etmek hayal etmek
Sevginin tam ortasında durup
Sağdan ya da soldan gelecek
Yumuşak tenle çarpışmak
                    Belki boşalmak usulca
                    Belki gözyaşını
                    Havada asılı bırakmak
Gitmek ıslanmış yollardan
Dönmek ıslanmış yollardan
                    Oturmak sandalye tepesinde
                    Dünyayı gözaltına almak
Kendini saklamak kendinden
Bir bulanı beklemek
Gizli olmayan gizli yerde
                    Değişik renkte sıvılardan
                    Farklı ruh hallerinde içip
                    İçtiğimiz sıvılara bürünmek
Koşmak kendimizin peşinden
Tutmak elimizden sevgiyle
                    Kendimize aşık olmak
                    Başkalarına aşık olmak
Avuç içimizdeki harfi
Görmeden hayal etmek
                    Sevdalanmak ve yitirip
                    Tekrar sevdalanmak
Sanki sevdalanmak adına
Dünyaya gelmek
                    Her bitende tamamen bitmek
                    Her başlayanda
                    Yeniden dönmek kendine
En anlamsız anlam olmak
İz sürmek kızılderili gibi
Sevda yaralarından geçip
Aşk tepelerinden ufka dalmak
                    Ölüp tekrar dirilmek
                    Bir inat uğruna
Aynı zaman içinde
Hem kendinle kucaklaşmak
Hem de kendinden yola düşmek
                    Islanmış yollardan yollanmak
                    Geriye dönüp bakmak
                    Önümüz ve arkamız
                    Arasında asılı kalmak
Sevda sularından içmek
Biraz soluklanıp
Yeniden sevdalanmak
Ta ki denen zamana kadar

04.12.1993

12 Temmuz 1993 Pazartesi

Zamandır...

Zamandır.
Saniye, dakika, saat, gün ya da ertesi gündür.
Bütün hayatlarımız zamandır.
Yirmibir beş bindokuyüzaltmışbeş zamanında buralara gelmişim.
Şu zamanda gitti denecektir arkamızdan ya da önümüzden.
Bir takım taşların üzerine yazılacaktır, bu zamanlar arasında iyi insan olarak zamanını kullandı diye okunacaktır.
O taşların üzerine kötü satırlar yazdığın zaman kendiliğinden silindiği için hep iyi satırlar yazılır.
Bolca zamanım olduğu için bu satırları yazıyorum ve zaman sınırlamam olmadığından zamana karşı yarışmama gerek kalmadan rahat rahat yazıyorum.
Içinde nefes alınan günler, benim için aşk zamanıdır.
Aşk ve zaman, bizim gibi canlılar için çok önemli iki kelimedir.
Ikisinin birarada olduğu zamanlar insanın görme organını kullanmasına gerek olmadığı söylenmektedir.
Evet, aşığım.
Her kulağıma gelen müzik, benim için aşk müziği, gökyüzünde yaşayan ayın her şekli benim için aşk ayı, uzayın bütün şehirleri benim için aşk şehri, doldurduğum her saniye benim için aşk saniyesi, şakır şakır yağan yağmurun her damlası benim için aşk damlası, yağmur sonrası hayata sunulan o güzelim koku benim için aşk kokusu ve gözümü her kapattığımda, her açışımda karşımda senin güzelliğin,
aşığım.
Zamanlardan bir zamanda yaşanan olaylar gelecek için ders niteliği taşımaktadır.
Yaşanan zamanları geçmiş zaman yapan toplumların yeni zamanı anlamadıkları anlatılır o ülkenin masalcı nineleri tarafından ve gülünür geçilir o toplumun bireylerinin benliğinden.
O ülkelerin cin bireyleri için zaman para kazanma zamanıdır ve onun için zaman geçmek bilmez o ülkelerde çocuklarım.
Paraları üst üste koyup en üstüne çıktığımız zaman bir sonraki çağa ulaşamayız ama üst üste durduğunda güneşten koruduğu bilinmektedir.
Ne yazık ki bu satırları parayla satın alınan bilgileri sayan aletin tuşlarına basarak yazmaktayım.
Işte böyledir para isimli kağıtçıklar, insanı çelişkilerin içinde yaşatır.
Lidya lılara çok kızılmaktadır dünyaya bıraktıkları miras için ama onlar olmasa başkası olurdu denmektedir.
Parayla satın alınan zaman elde patLamaktadır…

1993