26 Haziran 1993 Cumartesi

Antik yerin dibi mağarasında

Antik yerin dibi mağarasında
Gözyaşı depoları dolu bir gözle
Parlak bir kır çiçeği arıyordu
Göz yaşlarının boşa gitmeyeceği
                    Uzun yıllar yaşanıyordu mağarada
                    İstenilen ve istenilmeyen
Önce insan olmaya çalıştı
Sevgisini mutlulukla paylaşan
                    Almak herkeslerin hoşuna gidiyordu
                    Antik yerin dibi mağarasında
Maskeli balo vermeye gerek yoktu
Yapışmıştı maskeler surata
Bir bütün olunmuştu
                    Dünyada kocaman balo salonu
Gizli geçit aradık durduk
Adındanda anlaşıldığı gibi
Gizli geçit gizliydi
                    Böylece karar verdik gizlenmeye
                    Nerelere gitsek bile
                    Ya bulunduk
                    Ya da gerilere döndük
Çözümler üretmeye çalıştık
Her geçen gün bizler çözüldük
                    Gitgide sayılarımız azaldı
                    Üremeye karar verdik
                    Vazgeçtik
Çocuklarımıza acıdık
Bu yerin dibi mağarasında
Karanlıkta kaybolmasınlar diye
                    Ama

26.06.1993

11 Haziran 1993 Cuma

Güzelim bir çiçek olsam

Güzelim bir çiçek olsam
Açmak istemem
                    Masum bir çocuk olsam
                    Doğmak istemem
Cik cik bir kuş olsam
Uçmak istemem
                    Bir günebakan olsam
                    Güne bakmak istemem
Sıradan bir değirmen olsam
Dönmek istemem
                    Damarlarda dolaşacak kan olsam
                    Akmak istemem
Duygulu bir müzik olsam
Duyulmak istemem
                    Şakır şakır yağmur olsam
                    Islatmak istemem
Her şeyi görebilen bir göz olsam
Görmek istemem
                    Bir çift bacak olsam
                    Adım atmak istemem
Sevgiyle sarılmış ak sevda olsam
Yaşanmak istemem
                    Gerçek bir sevgi olsam
                    Bilinmek istemem
Ulu bir yaratıcı olsam
Yaratmak istemem
                    Pırıl pırıl bir güneş olsam
                    Doğmak istemem
Bu dünyanın üstünde

11.06.1993

10 Mayıs 1993 Pazartesi

Bir iki dize yeter dedi

Bir iki dize yeter dedi
Yok olup giderken
                    Uzun uzun anlatma dedi
                    Herkes kendi kendine
                    Hissetmeye çalışsın dedi
Olur dedim

10.05.1993

4 Mayıs 1993 Salı

Kısa kısa

Kısa kısa
Kalem attaları ile
Uzun uzun
Kalınmıyor belleklerde

1993

1 Mayıs 1993 Cumartesi

Sonsuzluğa yelken açmış

Sonsuzluğa yelken açmış
Sandalda kürek çekmenin
Zorluğunu bilerek
Nasırlar patlayıncaya kadar
Kürek çekmek
Akıntıya karşı
                    Akıntının yönünü
                    Değiştirmek
                    Sonsuzluktan mı
                    Vazgeçmek
Yoksa sandala
Yelken mi takmak
Sonsuzluğa ulaşmak için
                    Ya yoksa sonsuzluk
                    Dönerse akıntılar terse
                    Sandal yelkenlenirse
                    Ve eserse deli rüzgar
Ne halt edeceğimi bilemem

01.05.1993

12 Nisan 1993 Pazartesi

Kayaların arasından uzattı başını

Kayaların arasından uzattı başını
Şöyle göz gezdirdi gizlice
Ulaşılmazlığa doğru
                    Düşündü düşüncenin gücünü
                    Ve çaresizliğini
Arkasını döndü ulaşılmazlığa
Kayaların arasında kayalarla

12.04.1993

2 Nisan 1993 Cuma

Gökyüzü bulutlandı

Gökyüzü bulutlandı
Bulutlar sevdalandı
Bıraktılar sevda sularını
                    Herkesler
                    Açtı şemsiyelerini
Yalnız o iki kişi
Sen ve ben canım
Anladık bulutları
Buharlaştık
                    Oturduk pofuduk
                    Bulutların üzerine
                    Bir sevda türküsü
                    Seslendirdik seninle
Duysun istedik herkes
Öğrensin sevdayı diye

02.04.1993